12.12.2017 03:03
XƏBƏR MENYUSU
Axtar
...
№ 1
2004-cü ilin dekabr ayından çıxır.
Təsisçi
Azərbaycan Beynəlxalq Avtomobil Daşıyıcıları (ABADA) İctimai Birliyi
Azərbaycan Respublikası Ədliyyə Nazirliyi Hüquqi Şəxslərin Dövlət Qeydiyyatı üzrə Bakı Bölgə Şöbəsində 16 sentyabr 2004-cü il tarixdə dövlət qeydiyyatına alınmışdır.

ŞƏHADƏTNAMƏ: 0104-P72-40981

Türkiyə hüquq sistemindən: Deniz hukuku. Taşıyanın sorumluluğu. Sorumluluk şertleri

 

Taşıyanın sorumluluğu

Sorumluluq şertleri

 

Mekalede Deniz Hukuku kapsamında sorumluluk sart­la­r­ının Hamburq Kuralları’na göre nasıl belirlendiği, taşıyanın sorumlu tutulabilmesi için hangi şartların gerektiği, malın tesliminde hangi hallerde gecikmenin söz konusu olduğundan bahis ediliyor


 

 

ÖZEL OLARAK DÜZENLENEN HALLER

 

Yukarıda açıklandığı üzere, taşıyan, eşyanın zıya veya hasara uğraması yahut gecikme ile teslim edilmesinden ileri gelen zararlardan, zarara sebebiyet veren olay eşya onun muhafazası altındaki iken meydana gelmiş olması şartiyle sorumludur (HK m. 5 § I). Taşıyan sorumluluktan kurtulmak için, zarara sebebiyet veren olay ve sonuçlarını önlemek üzere alınması makul surette beklenebilecek tedbirlerin alınmış olduğunu ispat­lamak zorundadır. Ancak, zıya, hasar veya gecikmeye yan-gının sebebiyet vermesi häli ile eşyanın güvertede taşınması ve canlı hayvan taşımaları hakkında, bu temel ilkeden farklı bir  düzenleme getirilmiş; ayrıca can ve mal kurtarmak için alınan tedbirlerden ileri gelen zıya, hasar veya teslimdeki gecikmeden taşıyanın sorumlu olma­dığı hüküm altına alınmıştır. Aşağıda, özel olarak düzenlenen bu haller incelenecektir.

 

A.  YANGIN

 

Lahey/Visby Kuralları siste­minde taşıyan, adamları ve gemi adam­larının geminin sevkine veya baş­kaca teknik idaresine ilişkin ku­surundan ve şahsi kusurundan kay­naklanmayan yangından ileri gelen zararlardan sorumlu değildir (LA/K m. 4 § \\)[1].  Hamburg Kuralları'nda, teknik kusurdan sorumsuzluk ilkesi terkedilmiş, yangından ileri gelen zaraiardan sorumluluk ise, HK m. 5 § l'den farklı düzenlenmiştir.

HK m. 5 § l'e göre taşıyan, eşyanıı zıya veya hasara uğramasından yahut gecikme ile teslimindm ileri gelen zararlardan, olay ve sonuçlarını önlemek üzere nakul surette beklene-bilecek bütün tedbirlerin kendisi, müstahem veya görevlileri tarafından alınmış olduğunu ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Buna karşılık, eşyanın zıya veya hasara uğramasına yahut gecikme ile teslim edilmesine sebebiyet veon olay yangın ise, bu halde, kusurun mevcudiyeti karine olarak kabul edilmemiş; ispat yükü taşıyan lehine tersine çevrilmiştir [2]. Buna göre zıya, hasar veya geç teslimden zarar gören şahıs, yangının, taşıyan, adamları veya görevlilerinin kusuru (faultor neglect) ile çıkmış olduğunu ya da zıya, hasar veya geç teslinin, taşıyan, adamları veya görevlilerinin yangını söndürmek ve sonuçlarını önlemek veya hafifletmek için alınması makul sirette bek­lene­bile­cek tedbirleri almaktaki kusu­run­dan ileri geldijini isbat ile yükümlüdür (HK m. 5 § IV, a). Şu halde, zararın, öşıyan, adamları veya görevlilerinin yangını söndürmek ve sonıçlarını önlemek veya azaltmak için alınması makul surette beden­ebilecek tedbirleri almaktaki kusuru­ndan ileri geldiği ispat cdilebilirse (HK m.5 § IV, a, ii), yangının sebebinin tesbit edilemediği ya da yangın çıkmasında taşıyana, adamları veya gönvlilehne kusur atfının mümkün olmadığı hällerde de, taşıyan, eşyanın zıya veya hasarından ya da gecikme ile tesliminden sorumludur[3]. Yangını söndürmek veya zarar verici sonuçlarını   önlemek  ve  azaltmak  için  alınacak  tedbirler,  "alınması  makul surette  beklene­bile­ce­k tedbirler" ile sınırlandırıldığına göre, geminin ve gemide bulunanların

emniyetini tehlikeye sokacak tedbirlerin alınması, makul olarak beklenemez [4].

Gemide çıkan yangının sebebini ya da yangını söndürmek ve zarar verici sonuçlarını önlemek veya azaltmak için alınabilecek bütün tedbirlerin alınıp alınmadığını tesbit edebilmenin ve taşıyanı sorumlu kılacak kusurun isbatının, zarar gören bakımından son derece güç olduğu açıktır. Bu itibarla, yangında ispat yükümlülüğünün taşıyan lehine tersine çevrilmesi sebebiyle, yangından sorum­suzluk ilkesinin pratik olarak değiştirilmediği söylenebilir[5]. Bununla birlikte, ispat güçlüğünü bir ölçüde ortadan kaldırabilmek için, gemideki yangının zıya, hasar veya teslimde gecikmeye sebebiyet vermesi halinde, zarar gören veya taşıyanın talebi üzerine, yangının sebep ve koşulları hakkında denizcilik teamüllerine göre bir araştırma yapılacağı, istekleri üzerine uzman raporunun bir suretinin taşıyan ve zarar görene verileceği hüküm altına alınmıştır (HK m. 5 § IV, b)[6].

 

B. Canlı Hayvan

 

Canlı hayvan, diğer eşyalar bakımından söz konusu olmayan bazı tehlikelerle karşı karşıyadır. Canlı hayvanlar taşıma sırasında susuzluk vaya havasızlıktan ölebilir ya da birbirlerine hastalık geçirebilirler. Bu sebeple Lahey/Visby Kuralları'nda, canlı hayvan eşya kavramı kapsam­ında kabul edilmemiştir (L/VK m. 1, c)[7]. Buna karşılık Hamburg Kural­lan'nda eşya kavramının canlı hayvanları da kapsadığı açıkça belirt­ilmiştir[8].  Canlı hayvan kavramı, sa­dece­ büyük baş hayvanları değil, kuş ve balıkları da kapsayacak şekilde geniş anlaşılmalıdır[9].

HK m. 5 § V'e göre taşıyan, canlı hayvan taşımalarında, böyle bir taşımanın özel tehlikeleri sonucu ortaya çıkan zıya, hasar veya geç teslimden ileri gelen zararlardan so­rumlu değildir [10]. Taşıyan, gön­derenin canlı hayvanlar hakkındaki talimatına uygun hareket ettiğini ve olayın şartlarına göre zıya, hasar veya gecikmenin böyle bir taşımanın özel tehlikeleri sonucu olabileceğini ispat ederse, zıya, hasar veya gecikmenin bu tehlikelerden ileri geldiği varsayılır (HK m. 5 § V) [11]. Gönderenin canlı hayvan hakkında talimatı yoksa, taşıyanın eşyaya özel bir özen gös­termesi beklenemez. Taşıyanın zıya, hasar veya gecikmenin olayın özel­liklerine göre canlı hayvan taşımasının özel tehlike veya tehlikelerinden doğduğunu değil, doğmuş olabile­ceğini ispat etmesi yeterlidir. Böylece taşımaya özgü bu tehli-kelerin zıya, hasar veya gecikmeye sebebiyet ver­diği yolunda taşıyan lehine karine doğar. Zarar görenin, bu karineyi hükümden düşürerek taşıyanı sorumlu duruma getirebilmesi için, zıya, hasar veya teslimdeki gecikmenin kısmen veya tamamen taşıyan, müstahdem veya görevlilerinin kusurundan kaynaklandığı-nı ispat etmesi gerekir.

C. Güverte Yükü

 

Lahey/Visby Kuralları anla­mın­da eşya kavramı, navlun sözleş­me­sin­de (konişmentoda, L/VK m. 1, b) güver­tede taşınacağı yazılı olan ve fii­len böyle taşınan eşyaları kap­sama­dığından (L/VK m. 1, c), andlaşma güverte yükü hakkında uygulanmaz. Hamburg Kuralları'nda ise güverte yükü, eşya kavramı kapsamında kabul edilmiş; fakat taşıyanın güvertede taşınan eşyanın zıyaa veya hasara uğramasından yahut geç ile tes­li­min­den ileri gelen zararlardan sorum­luluğu hakkında, güvertede taşımanın caiz olup olmamasına göre, ispat yükü ve zarara se-bebiyet veren olay bakımından HK m. 5 § l'den farklı bir düzenleme getirilmiştir[12] . "Güverte yükü" başlıklı 9. maddede eşyanın gü­vertede taşınabilmesinin şartları ile, güvertede taşımanın caiz olduğu ve olmadığı hällerde taşıyanın sorum­luluğu düzenlenmiştir.

1. Güvertede Taşımanın Caiz Olduğu Häller

 

Eşya, kural olarak geminin kapalı yerlerinde taşınır. Bu kuralın istisnası, diğer bir ifade ile eşyanın ne zaman güvertede taşınabileceği HK m. 9 § l'de belirtilmiştir. Buna göre, taşıyan, ancak gönderen (taşıtan / yüklete)[13] ile arasındaki anlaşma veya ticari teamüle uygun olduğu yahut yürürlükteki kanun veya nizamlarca emrolunduğu takdirde yükü güvertede taşıyabilir. Gönderen ile taşıyan arasındaki anlaşma şekle täbi değildir; zımntde olabilir[14]. Güverteye yükleme klozu içeren konişmento veya navlun sözleşmesini ispat eden diğer bir belgenin yüklemeden önce itirazsız kabulü zımnT anlaşma olarak kabul edilmelidir[15]. Eşyanın güvertede taşınması yükleme limanındaki ticaret  teamüle uygun ise veya burada yürürlükte olan kanun veya diğer yasal düzenlemelere göre zorunlu ise, ayrıca gönderenin muvafakatı gerekmez.

Eşyanın ticari teamüle uygun olarak güvertede taşınabileceğinin hüküm altına alınması, kereste yükü gibi, özellikleri itibariyle mutad olarak güvertede taşınan eşyalar ve özellikle konteyner taşımacılığı[16] bakımından mevcut sisteme göre meseleye açıklık getirici mahiyettedir. Geminin eşya taşımaya elverişli kapalı alanları gibi fonksiyona sahip olmaları şartıyla, konteynerlerin güvertede taşınması, bu tür taşımacılığın mahiyetine uygundur [17]. Diğer bir ifade ile, konteynerlerin güvertede taşınmasının ticari teamüle uygun olup olmadığı sadece konteynerin niteliğine bağlı olarak değerlendirilebilir[18]. Bu bakımdan,   geminin   konteyner gemisi   olup  olmadığının   önemi yoktur [19].

Güvertede taşınması yönünde yaygın ve yerleşmiş uygulama bulunan eşya, gönderenin aksine talimatı yoksa ancak güvertede taşınabilir[20] . Eşyanın güvertede taşınması mutad olmasına rağmen gönderen ile taşıyan arasındaki anlaşma eşyanın ambarda taşınması yönünde ise, ticari teamülün önemi yoktur. Ancak, bu husus konişmento veya navlun sözleşmesini ispat eden bir belgede belirtilmemişse, ticari teamülün aksine, eşyanın ambarda taşınması gerektiğini zarar gören ispat etmelidir.

Taşıyan eşyanın güvertede taşınacağı veya taşınabileceği husu­sunda gönderenle anlaştığı takdirde, bunu konişmento veya navlun sözleş­mesini ispat eden diğer bir belgede belirtmekle yükümlüdür (HK m. 9 § II, c.1). Konişmento veya navlun sözleşmesini ispat eden diğer bir belgede eşyanın güvertede taşınacağı veya taşınabileceği belirtilmemişse, taşıyan, güvertede taşıma hususunda anlaşma olduğunu ispat ile yüküm­lüdür. Ancak gönderilen dahil konişmentoyu iyiniyetle iktisap eden üçüncü şahıslara karşı böyle bir anlaşmayı ileri sürmek hakkına sahip değildir (HK m. 9 § II) [21]. Fakat, navlun sözleşmesini ispat eden diğer bir belgede belirtilmiş olamakla beraber, taşıyan, eşyanın güvertede taşınacağı hususunda gönderenle anlaştığını, gönderilen dahil, böyle bir belgeyi elinde bulunduran üçüncü şahsa karşı iddia ve ispat edebilir.

Konişmento veya navlun sözleşmesini ispat eden diğer bir belgede taşıyan ile gönderilen arasındaki anlaşmaya uygun olarak eşyanın güvertede taşınacağı veya taşınabileceğinin belirtilmiş olması, böyle bir anlaşmanın mevcudiyetine karine teşkil eder. Buna göre, eşyanın güvertede taşınması hususunda gönderenle taşıyan arasında anlaşma bulunmadığını iddia eden zarar gören, iddiasını ispat etmelidir. Aksi halde, HK m. 9 § II gereğince eşyanın güvertede taşınması veya taşına­bileceği husu-sunda gönderenle an­laşan taşıyanın bu hususu konişmento ve-ya navlun sözleşmesini ispat eden diğer bir belgede belirtmekle yükümlü olmasının anlamı olmayacaktır[22]. Öte yandan, söz konusu hükme göre, taşıyanın bu yükümlülüğüne aykırı olarak konişmento veya diğer bir taşıma belgesine güvertede taşımaya dair kayıt koymadığı hallerde, bu hususta gönderen ile arasında bir anlaşma bulunduğunu, taşıyan ispat ile yükümlüdür. Bu hükmün zıt anlamından da, kaydın bulunduğu hallerde zarar görenin kaydın aksini ispat ile yükümlü olduğu anlaşıl­maktadır. Ancak eşyanın güvertede taşınması hususundaki anlaşmaya dair sadece konişmentoda bulunan kaydın karine teşkil edeceği görüşü isabetli değildir. Güvertede taşımaya dair anlaşma navlun sözleşmesini ispat eden diğer bir belgede de belirtilebileceğine (HK m. 9 § II) göre, bu belgedeki kaydın karine teşkil etmesine bir engel yoktur. Bu nedenle, navlun sözleşmesini ispat eden belgede bulunan kaydın da, eşyanın güvertede taşınmasına gönderenin muvafakati bulunduğuna dair karine teşkil edeceğini kabul etmek gerekir. Bu kayda rağmen anlaşma bulunmadığını iddia eden zarargören, iddiasını ispat etmelidir.

Eşyanın yükleme limanında cari ticari teamül veya yasal düzenlemeler gereği güvertede taşındığı haller bakımından, eşyanın güvertede taşınacağı hususunun konişmento veya navlun sözleşmesini ispat eden diğer bir belgede belirtilmesi yükümlülüğü öngörülmemiştir. Eşyanın gönderenle taşıyan arasındaki anlaşmaya uygun olarak güvertede taşındığına dair konişmento veya navlun sözleşmesini ispat eden diğer bir belgedeki kayıt, güvertede taşımanın HK m. 9 § l'e uygun olduğu ve aynı zamanda doğrudan güvertede taşımadan ileri gelen zararlardan taşıyanın sorumlu bulunmadığına dair karine teşkil ederken, eşyanın yükleme limanında cari ticari teamüle uygun olarak veya yasal düzenlemeler gereğince zorunlu olarak güvertede taşındığı hallerde böyle bir durum söz konusu değildir. Bu sebeple, ihtilaf halinde güvertede taşımanın ticari teamüle uygun veya yasal düzenlemeler gereği zorunlu olduğunu taşıyan ispat etmelidir [23]. Zira bu husus, doğrudan güvertede taşımadan kaynaklanan zararlardan taşıyanın sorumsuzluğuna ilişkindir.

Eşyanın HK m. 9 § l'e uygun olarak güvertede taşınması, taşıyanın yüke özen gösterme ve zamanında taşıma yükümlülüğünü ortadan kal­dırmaz[24]. Ancak güvertede taşı­manın caiz olduğu hallerde taşıyanın sorumluluğunun şartları ve kapsamı açıkça ifade edilmemiştir. Bu husus, güvertede taşımanın caiz olmadığı hallerde taşıyanın sorumluluğuna dair HK m. 9 § III hükmünün zıt an­lamından ve eşyanın güvertede taşınabileceği hällerin belir­len­me­sindeki amaçtan anlaşılmaktadır. HK m. 9 § IH'e göre, eşyanın güvertede taşınması caiz değilse veya taşıyan eşyanın güvertede taşınmasına dair gönderenle arasındaki anlaşmaya dayan­ma hakkından yoksun ise (HK m. 9 § II), taşıyan güvertede taşımadan ileri gelen zıya, hasar veya geç teslimden sorumludur. Buna paralel olarak, güvertede taşımanın caiz olduğu hallerde taşıyanın, sadece güvertede taşımadan kaynaklanan zıya, hasar veya geç teslimden sorumlu olmadığı anlaşımaktadır[25] [26] . Taşıyanın güvertede taşımanın sonucu olmayan zıya, hasar veya geç teslimden ileri gelen zararlardan sorumluluğu ise, HK m. 5 § l'e täbidir. Bu halde, taşıyan kendisinin veya müstahdem yahut görevlilerinin kusuru bulunmadığını veya zararın doğrudan güvertede taşımanın sonucu olduğu-nu ispatla yükümlüdür [27]. Eşyanın HK m. 9 § I hükmüne uygun olarak güvertede taşınması taşıyanın bütün zararlardan sorumsuzluğu an­lamına gelmediğinden güverteye yük­lemenin bütün riskinin gönderene ait olacağı (shipped on deck at shipper's risk) anlamında klozlar Hamburg Kuralları'na göre geçersizdir [28].

2. Güvertede Taşımanın Caiz Olmadığı Häller

 

Eşya, HK m. 9 § I hükmüne aykırı olarak güvertede taşınmışsa veya gönderenle anlaşmaya uygun olarak güvertede taşınmış olmakla birlikte, eşyanın güvertede taşınacağı konişmentoda belirtilmediği için, gönderilen dahil iyiniyetli konişmento hamiline karşı, taşıyanın böyle bir anlaşmayı ileri sürme hakkı yoksa, HK m. 5 § I hükmü saklı kalmak kaydiyle, taşıyan münhasıran güvertede taşı­manın sonucu olan zıya, hasar veya geç teslimden sorumludur. Sorum­luluğun kapsamı zıya, hasar veya geç teslime sebebiyet veren olaya göre HK m. 6 veya 8 hükümleri çerçevesinde belirlenir (HK m. 9 § III). Buna göre, taşıyanın, güvertede taşımadan kay­naklanan zıya, hasar veya geç teslimden ileri gelen zararları tazmin borcu, HK m. 8 gereğince sınırsızdır. Güvertede taşımadan kaynaklanmayan zıya, hasar veya geç teslimden ileri gelen zararlardan ise, taşıyan, HK m. 5 § l'e göre sorumlu ve bu zararları tazmin borcu da belirli bir tutarla sınırlıdır (HK m. 6).

HK m. 9 § IV'e göre eşyanın ambarda taşınmasını öngören sarih anlaşmaya aykırı olarak güvertede taşınması, taşıyanın, HK m. 8 anlamındaki fiil veya ihmäli niteliğindedir. Bu halde taşıyan, belirli bir tutar ile sınırlı sorumluluk hakkmdan yararlanamaz. HK m. 8'de zıya, hasar veya geç teslime böyle bir zıya, hasar veya geç teslime sebebiyet vermek kastı ile yahut pervasızca (cür'etkärane) bir davranışla ve muhtemelen böyle bir zıya, hasar veya geç teslimin meydana geleceği bilinci ile işlen-miş fiil veya ihmälden söz edilmektedir [29].

 

D. Can ve Mal Kurtarmak İçin Alınan Tedbirler

 

HK m. 5 § VI hükmü gereğince taşıyan, denizde can kurtarmak için alınan tedbirlerden ve mal kurtarmak için alınan makul tedbirlerden ileri gelen zıya, hasar veya teslimdeki gecikmeden sorumlu değildir. LaheyA/isby Kuralları'nda da sapma (izlenmesi gereken rotadan ayrılma) häli ile sınırlı olmak üzere benzer bir sorumsuzluk sebebi öngörülmüştür[30] 318. Denizde can ve mal kurtarmak üzere alınan tedbirler, genel olarak izlenmesi gereken rotadan ayrılma tarzında ortaya çıkmakla birlikte, her zaman böyle olmayabilir. HK m. 5 § VI hükmünün "denizde can ve mal kurtarmak üzere alınan tedbirler" ifadesi sapma halini de kapsamaktadır.

Taşıyanın denizde can ve mal kurtarmak için alınan tedbirlerden ileri gelen zıya, hasar veya teslimdeki gecikmeden sorumsuzluğu için, tehlike içinde bulunan insan hayatının veya malın kurtarılmış olması şart değildir. HK m. 5 § Vl'da denizde can kurtarmaya ilişkin olarak sadece tedbirlerden söz edilirken, eşya kurtarmak için alınan tedbirler, "makul tedbirler" ifadesi ile sınırlanmıştır. Böylece, kurtarmayardım ücreti elde edebilmek için, bu sorumsuzluk sebebinin yükle ilgililer aleyhine kötüye kullanılması önlenmek istenmiştir[31]. Bununla birlikte, denizde mal kurtarmaya yönelik tedbirler bakımından makul olma şartının öngörülmesi, kendi yükle ilgilisine karşı sorumlu olmamak için, taşıyanın mal kurtarmak konusunda istekli olmaması veya kurtarmayardım faali­yetlerinin, bunların makul olup olmadığı endişesi ile yürütülmesi gibi, uygulamada bazı sakıncalar yarata­bilecektir [32]. Ayrıca, denizde alınan tedbirlerin gerçekten makul olup olmadığını ispat edebilmenin güçlüğü de, sorun teşkil edebilecektir. Hangi tedbirin makul olduğunu önceden tespit etmek mümkün olmadığına göre, bu husus, somut olayın şartları ve özellikle kurtaran gemi ve gemideki değerler bakımından kurtarma tedbirleri dolayısiyle ortaya çıkan riziko dikkate alınarak değer­lendirilmek gerekir [33].

Taşıyan, zıya, hasar veya teslimdeki gecikmenin, deniz-de can kurtarmak için alınan tedbirlerden veya mal kurtarmak için alınan makul tedbirlerden ileri geldiğini ispat etmesi şartı ile sorumluluktan kurtulur. Taşıyan, ayrıca kendisinin, adamları veya görevlilerinin kusuru bulun­madığını ispat ile yükümlü değildir[34] . Buna karşılık zarar gören ise, zıya, hasar veya teslim­deki­gecikmenin ku­rta­rma tedbirlerinden ileri gelmediğini veya mal kurtarmak için alınan tedbirlerin makul olma­dı­ğı­nı ispat edebilir. Bu halde taşıyan sorum­luluktan kurtulmak için ken­disinin ve adamlarının kusuru bulunmadığını ispatlamak zorundadır (HK m. 5§l).

 

Kaynak:                  

Yard.Doç. Dr.

EMİNE YAZICIOĞLU.

Hamburg kuralları’na göre taşıyanın

sorumluluüu. istanbul, beta a.ş., 2000.

 

Tərtib etdi: 

ƏLİYEVA F.E.,

hüquqşünas,

Bakı Dövlət Universiteti.



1 Türk / Alman hukukunda taşıyan, eşyanın tesellümünden teslimine kadar yan-gından ileri gelen zararlardan sorumlu değildir (TTK m. 1062; HGB § 607 II). Yangının gemi adamlarının teknik veya ticarT kusurundan kaynaklanıp kaynak-lanmadığının önemi yoktur: PRÜfiMANN - RABE, § 607 D 3 a; SCHAPS - AB- RAHAM, § 607, knr. 24; SCHLEGELBERGER -LIESECKE, § 607, knr. 12; HELM, s. 61; ÇAĞA, C II, s. 143; ÜLGENER, Sorufisuzluk Halleri, s. 91 vd. Aksi fikirde : WÜSTENDÖRFER, § 22 III c, s. 274.

[2]  Ispat yükünün taşıyan lehine tersine çevrilmesi, tekıik kusurdan sorumsuzluk il-kesinin terkedilmesine karşılık bir taviz olarak kabu edilmiştir. Türkiye'nin de a-ralarında bulunduğu bir grup devlet, isbat yükününtaşıyan lehine tersine çevril-mesine, bunun pratik olarak taşıyanın sorumsuzluğı anlamına geldiği gerekçesi ile karşı çıkmıştır. Bkz. UN-CONFERENCE, s. 80, &, 240 vd.

[3]    HERBER, Das Übereinkommen VN, s. 19; RICHTES-HANNES, s. 62; KIENZLE s. 154.

 

[4] KIENZLE, s. 153, 154

[5] Karş. RICHTER-HANNES, s. 62.

[6] KIENZLE'nin de (s. 154, dn. 3) isabetli olarak belirttiği gibi, araştırma talebinde bulunmayan tarafın uzman raporunun bir nüshasının kendisine verilmesini talep edebilmesi için, böyle bir araştırma yapıldığından haberdar olması gerekir; ancak HK m. 5 § IV, b hükmü bildirme yükümlülüğü öngörmemektedir.

[7] TjKm, 1117/1 (HGB § 663 II) gereğince, TTK m. 1116'da (HGB § 662) belirtilen hükümler canlı hayvan taşımaları hakkında emredici niteliği haiz değildir.

[8] Hamburg Kurallan'na göre eşya kavramı için bkz. § 2 A 1 b

[9] ÇAĞA, C. II, s. 176; PRÜfiMANN - RABE, § 663 B 2 a.

[10] CMR m. 17 § IV'de de taşıyıcının canlı hayvan taşımalarında bu taşımanın özel tehlikelerinden ileri gelen zıya veya hasardan sorumlu olmayacağı belirtilmiş, fa-kat HK m. 5 § V hükmü aksine geç teslimden söz edilmemiştir.

[11] HK m. 5 § V hükmüne örnek teşkil eden CMR m. 18 § Ve göre de taşıyıcı, veri-len talimatlara uyduğunu ve olayın özelliklerine göre alınması gerekli bütün ted-birleri aldığını ispat etmesi şartıyla taşımanın özel tehlikelerinden ileri gelen zıya veya hasardan sorumlu değildir.

[12] Hazırlık çalışmaları sırasındaki yoğun tartışmalardan sonra, taşıyanın güverte yükünden sorumluluğunun, HK m. 5 kapsamında bırakılmaması, bu hususun ay-rıca düzenlenmesi kararlaştırılmıştır. Bu konuda bkz. SWEENEY Joseph C, The UNCITRAL Draft Convention on Carriage of Goods by Sea (Part I), JMLC Vol. 7 / 1 (s. 69 - 125), s. 84 - 92. Ayrıca bkz. UN-CONFERENCE, s. 258 vd.

[13] Hamburg Kuralları anlamında gönderen kavramı için bkz. § 2 II 4 b.

[14] RICHTER-HANNES, s. 67; KIENZLE, s. 161. Türk / Alman hukukunda da yüke-tenin muvafakatinin zımnT olabileceği kabul edilmektedir: ÇAĞA, C. II, s. 46; O-KAY, C. II, s. 105; DENİZ İnci, Konteyner Taşımacılığı ve Hukuki Sorunları, b-tanbul 1982, s. 105, dn. 153; PRÜfiMANN - RABE, § 556 C 1; SCHAPS - /B-RAHAM, § 566 knr. 2. ingiliz hukukunda, kural olarak gönderenin açık muvafakatı aranmakta, bununla birlikte eşyanın yükleme limanında cari ticarT te-amüle uygun olarak güvertede taşınabileceği de kabul edilmektedir; PRÜfiMANN -RABE, §566C 1.

[15] RICHTER-HANNES, s. 67; KIENZLE, s. 161. LaheyA/isby sisteminde, bu halde güverteye yüklemeye zımnen muvafakat edildiği kabul edilmektedir : BGHZ 6, 127, 133; PRÜIİMANN - RABE, § 566 C 1; GÖTZ, s. 57; ÇAĞA, C. II, s. 46.

[16] Konteyner taşımacılığı ve bu taşımacılık türüne özgü hukuki sorunlar hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. DENİZ, s. 14 vd.

[17] Konferans sırasında Fransa, konteynerin güvertede taşınması bakımından gön-derenle taşıyan arasında güvertede taşımaya dair anlaşmanın mevcut sayılması yönünde bir hükmün kabulü önerisinde bulunmuş, fakat öneri reddedilmiştir. Bkz. UN-CONFERENCE, s. 258, pr. 6. Mevcut sistemde konteynerlerin güvertede ta-şınmasının mutad olduğu, dolayısiyle bunun için yükletenin muvafakatinin aran-masına gerek olup olmadığı tartışmalıdır. Bazı yazarlar yükletenin muvafakatine gerek olmadığı görüşündedir; PRÜfJMANN - RABE, § 566 E 3 a; DENİZ, 101; 102. Buna karşılık, bazı yazarlar, konteyner taşımacılığında güverteye yükleme-nin henüz mutad olmadığı gerekçesiyle, güverteye yüklemeye dair klozun gerekli olduğunu ifade etmektedir; SCHAPS - ABRAHAM, Anh § 566, knr. 5; HERBER Rolf, Grundlagen und aktuelle Probleme des deutschen und intemationalen Seefrachtrechts, Köln 1987, s. 23. Aynı yönde : Yarg. 11. HD., 15.4.1986, 1382 / 2176, ERİŞ, C. III, s. 399. Yargıtay'ın bu kararında,  konteynerin güverteye gön-derenin rızasıyla yüklenip yüklenmediğinin (zımnT rızasının) araştırılması ve buna göre karar verilmesi gerektiği ifade edilmrştir.

[18] Örneğin, üstü açık konteynerlerin (open-top container), özellikleri itibariyle gü-vertede taşınması mutad değildir.

[19] OLG Hamburg ("Aquilia"), TranspR 1991, s. 185, 186. Karara konu olaydaki ge-mi, konteyner yükleme alanı da olan bir Ro-Ro gemisidir. Kararda, geminin konteyner gemisi olmaması sebebiyle davacının konteynerin güverteye yüklene-bileceği ihtimalini dikkate almak zorunda olmadığı belirtilmiştir. Karş. DENİZ, s. 100 vd. Yazar, konteynerize yüklerin güvertede taşınabileceğini, konteyner ge-milerinin inşa tarzının, konteynerize yüklerde güvertede taşımanın riziko teşkil etmeyeceği düşüncesine dayandığını ifade etmektedir. Yazara göre, konteynerize yükler, kapalı olduklarından ve konteynergemilerinin inşa tarzından dolayı güvertede taşınabilir; bu nedenle, konteynerlerin güvertede taşınmasının yükletenin nzası bulunmadığından bahisle akde aykırılık teşkil ettiğinden söz e-dilemez.

[20] Türk / Alman Hukukunda, güvertede taşınması mutad olan mallarda yükletenin aksine talimatı yoksa, yükletenin zımnen muvafakat vermiş olduğu kabul edilerek eşyanın güvertede taşınabileceği sonucuna varılmaktadır; PRÜfJMANN - RABE, § 566 C 1; SCHAPS - ABRAHAM, § 566, knr. 5; ÇAĞA, C. II, s. 46.

 

[21] Avusturya'nın, konişmentoda eşyanın güvertede taşınacağına dair kayıt bulun mayan hallerde, ambar yükü olarak kabul edileceği ve böyle işlem göreceği ge-rekçesiyle, eşyanın güvertede taşınabileceği her halde konişmentoya bu yönde kayıt düşülmesi zorunluluğu getirilmesi ve HK m. 9 § II, 2. cümlenin hükümden çıkarılması önerisi reddedilmiştir. Bkz. UN-CONFERENCE, s. 260, pr. 35.

[22] KIENZLE, s. 163.

 

[23]  Aksi görüşte : KIENZLE, s. 164.

[24] Taşıyan eşyanın muhafazası ve gideceği yere salimen ve gecikmeden taşınması için gerekli bütün tedbirleri almak, özellikle güverte yükünü bağlayıp tesbit etmek, gerekiyorsa deniz suyu veya yağmurdan zarar görmemesi için üstünü örtmekle yükümlüdür.

[25] Japonya'nın güvertede taşımaya özgü tehlikelerden ileri gelen zıya, hasar ve teslimdeki gecikmeden taşıyanın sorumlu olmayacağı hususunun açıkça hüküm altına alınması önerisi kabul görmemiştir. Bkz. UN-CONFERENCE, s. 262, pr. 15, 16

[26] RICHTER-HANNES, s. 66; VON SCHLAYER, s. 15; KIENZLE, s. 164.

 

[27]  HERBER, Das Übereinkommen VN, s. 22; RICHTER-HANNES, s. 67; KIENZLE, s. 165.

[28] RICHTER-HANNES, s. 67.

 

[29] Bu konuda bkz. §4 III B 1.

[30] Denizde can ve mal kurtarmak üzere yapılacak herhangi bir rota değişikliğinden ileri gelen zıya veya hasardan taşıyan sorumlu değildir (LA/K m. 4 § IV; TTK m. 1091; HGB§636).

[31] WILSON J. F., Basic Carrier Liability and the Right d Limitation, (The Hamburg Rules on the Carriage of Goods by Sea, Edited by Samir Mankabady, s. 137 -150), s. 143, 144.

[32]  Konferans sırasında da bu sakıncalara işaret edilerek, hükmün, zarar görenin is-pat etmesi şartı ile taşıyanın açıkça makul olmayan kurtarma tedbirlerinden so-rumlu olduğu şeklinde değiştirilmesi önerilmiş, fakat öneri reddedilmiştir. Bkz. UN-CONFERENCE, s. 49, pr. 95 - 97.

 

[33]  RICHTER-HANNES, s. 65; KIENZLE, s. 159.

[34] KIENZLE, s. 158. Aksi görüşte : RICHTER-HANNES, s. 65. Yazar, HK m. 5§ Vl'da farklı bir ispat yükü dağılımı öngörülmediğini, bu nedenle HK m. 5 § I hükмцнцн бу щалде уйьунланаъаьыны ифаде етмектедир. Анъак бурада ачыкча ташыйанын сорумлу олмадыьы бир щал сюз конусу олдуьундан, ташыйанын зарар иле куртарма тедбирлери арасындакы иллийет баьыны испат етмяси йетерлидир.

 

ИЗ ПРАВОВОЙ СИСТЕМЫ ТУРЕЦКОЙ РЕСПУБЛИКИ:

 

МОРСКОЕ ПРАВО

 

ОТВЕТСТВЕННОСТЬ ПЕРЕВОЗЧИКА.

УСЛОВИЯ ОТВЕТСТВЕННОСТИ.

 

АЛИЕВА Ф.Э.

 

юрист-правовод,Бакинский Государственный Университет.


 

 


 

В статье в области морского права с учётом требований Гамбургских правил рассматриваются вопросы, связанные с условиями ответственности, а также обстоятельства, связанные с ответственностью перевозчика и задержкой срока доставки грузов (товара) и т.д.

 

FROM THE  LEGAL SYSTEM  OF THE TURKISH REPUBLIC:

MARITIME LAW

THE  RESPONSIBILITY OF THE CARRIER.

CONDITIONS OF THE

RESPONSIBILITY.

 

ALIYEVA F.E.

student of law, Baku State University.

 

In   article  in the  field of a marine law taking into account the requirements of the Hamburg rules considered the questions which are connected with conditions of the responsibility and also circumstance

which are connected with the responsibility of a carrier and  a delay of date in delivery of cargo (goods, etc.).

 

 

MÜNDƏRİCAT

 
The chairman of scientific council


PAŞAYEV A.M.

Hava haqqında
Diqqət

Müəlliflə redaksiyanın mövqeyi uyğun olmaya bilər.

Göndərilən əlyazmalar, fotolar geri qaytarılmır.