05.26.2017 02:00
XƏBƏR MENYUSU
Axtar
...
№ 1
2004-cü ilin dekabr ayından çıxır.
Təsisçi
Azərbaycan Beynəlxalq Avtomobil Daşıyıcıları (ABADA) İctimai Birliyi
Azərbaycan Respublikası Ədliyyə Nazirliyi Hüquqi Şəxslərin Dövlət Qeydiyyatı üzrə Bakı Bölgə Şöbəsində 16 sentyabr 2004-cü il tarixdə dövlət qeydiyyatına alınmışdır.

ŞƏHADƏTNAMƏ: 0104-P72-40981

TÜRKİYƏ RESPUBLİKASININ HÜQUQ SİSTEMİNDƏN:

 

                                                                              DENİZ HUKUKU

 

 

POZİTİV HUKUK

 

 TÜRK  HUKUKU

 

 

               

Mekalede Türk Hukuku kapsamında Deniz Hukukunun bazı özellikleri açıklanıyor, bununla ilgili kabul edilmiş ve halen kullanılan Kanunlar, Yönetmelikler ve Kararlardan bahis ediliyor.

 

 

1.SAYILI TİCARET KANUNU

 

Türkiye’de ilk deniz kodu, Kanunnamei Humayun’u Ticareti Bahriye adı altında 1864 de düzenlenmiştir. Hükümleri, esas olarak 1808 tarihli Fransız Ticaret Kanunu’nun II kitabından (m. 190-436), yolcular hakkındaki 9. Faslı Hollanda Kanunu’ndan ve çatmaya ilişkin hükümleri Alman ve Belçika Kanunları’ndan alınmıştır (GÖKNİL, s.23.).

1929 da 1897 tarihli HGB’den alınmış deniz ticareti hükümleri, 1926 tarihli Ticaret Kanunu’na II. Kitap olarak eklenmiştir. Bu reformun gerekçesi, Adalet Bakanlığı Esbabı Mucibesi ile Adliye Encümeni Mazbatası’nda «Alman Deniz Ticareti Kanununun mütekâmil, yeni ve pratik esasları ihtiva etmesi ve tatbik edilmekte olan Ticaret Kanununun kara ticareti kısmının birçok hükümlerinin Alman Ticaret Kanunundan  iktibas edilmiş olması» ve «Pek yeni  tâdilleri havi olan  Arman Ticaret Kanununun deniz ticareti işlerinin ehemiyyetiyle mütenasip ve muahhar hukukî telâkkilere tamamen uyğun bulunması» şeklinde açıklanmıştır (GÖKNİL, s.23.).

1929 tarihli Deniz Ticareti kitabı TTK’nun diger kısımları ile birlikte 1956’da önemli bir değişikliğe uğratılmıştır. 1951’de hazırlanan Hükûmet Tasarısı, 1956’da Adalet Encümeni’nin yaptığı ek ve değişikliklerden sonra 26 Haziran 1956’da kanunlaşmış ve 1 Ocak 1957’den itibaren yürürlüğe girmiştir. Halen uygulanmakta olan bu kanundur.

1956 tarihli Kanunu, 1929 tarihli metne nazaran bir ölçüde reformist gözüküyorsa da değişiklik sırasında XIX. yüzyıl ürünü HGB metnine fazla bağlı kalmak yüzünden modern  kanunların bir hayli gerisinde kalmıştır.

1956 tarihli TTK nun. «Deniz Ticareti» kitabında yer alan bir özellik şudur: Emredici hukuk, Brüksel Konvansiyonu’nda konişmento alanına özgü tutulmuşken TTK, 1116/3 de «Türkiye’de bir yerden diğer bir yere taşınan mallara ilişkin navlun sözleşmelerinde konişmento düzenlenmiş olmasa bile emredici hukukun yine de uyğulanacağı» hükmü öngörülerek emredici hukukun kapsamı uluslararası uygulamaya nazaran genişletilmiştir.

                                               2.KABOTAJ KANUNU

 

                19 Nisan 1926 tarih ve 815 sayılı «Türkiye Sahillerinde Nakliyyatı Bahriye (Kabotaj) ve Limanlarla Karasuları Dahilinde İcrayı Sanat ve Ticaret Hakkındaki Kanun» (RG 29.4.1926). ile Türk kıyılarındaki kabotaj hakkı, Türk Bayrağını taşıyan gemilere ve Türk vatandaşlarına hasredilmiş bulunmaktadır.

Lozan Barış Anlaşması, Ticaret Mukavelenamesi, yerli yabancı gemilere eşit davranılması ilkesini getirmekle birlikte kabotaj seferlerini, balıkçılığı ve liman  hizmetlerini kendi  bayraklarını taşıyan gemilere  hasretmek  hakkını sözleşen  (âkid)devletler için saklı tutmuştu. Kabotaj Kanunu, böyle bir hakkın kullanılmasından doğimuştur.

Bu kanun ile öngörülmüş esaslar şunlardır:

 

 

         A.Gemiler  

 

                                                                   a.Türk Gemileri

 

Türk kıyılarının bir noktasından diğer noktasına yük ve yolçu alıp nakletmek ve kıyılarda, limanlar içinde veya arasında  römorkaj ve pilotaj (kılavuzluk) ve hangi nitelikte olursa olsun bütün liman hizmetlerini ifa, yalnız Türk Bayrağını taşıyan gemi ve taşıtlara hasredilmiştir (m.1/1).

Türk bayrağı taşıma iznini TTK, 824/2 gereğince geçici olarak (en çok iki yıl için) almış bulunan gemi, sözkonusu izin  süresince TTK, 825 gereği Türk Bayrağını taşımak hakkını ve hattâ Türk gemisi niteliğini almış bulunduğundan kabotaj seferleri yönünden gerekli birinci koşulun (Türk Bayrağı taşımak koşulunun) bu gemiler için dahi gerçekleştiği sonucu doğar. Karşıt kavram yolu ile de TTK, 824/1 de yazılı durumda, yani Türk  gemisine  geçici olarak yabancı bayrak çekilmiş bulunulması halinde izin süresince geminin kabotaj seferi hakkından  yararlanamayacağı hükümüne varmak gerekir.

 

 

                                                                   b.Yabancı Gemiler

 

Bu gemiler sadece yabancı bir memleketten aldıkları yolcu veya hamuleyi türk limanlarına  çıkarabilirik ve türk  limanlarından yabancı limanlara gidecek yolcu ve hamuleyi alabilirler (m.1/2).

 

                                              B.Kişiler

 

                                               a.Türk Vatandaşları

 

Türkiye’de nehir, göller ve Marmara havzası ile Boğazlar ve bütün karasuları ve karasularına dahil körfez, liman, köy vesairede vapur, römorkör, istimbot, motorbot, mavna, salapurya, sandal, kayık velhasıl makine, yelken ve kürekle hareket eden böyük taşıtlar ve saire ile duran ve yüzen araclar bulundurmak ve bunlarla seyrüsefer ve nakliyat ameliyesinde bulunmak suretiyle ticaret hakkı, yalnız türk tebasına aittir (m.2).

                Kabotaj Kanunu’nun 2 inci maddesinde yer alan «Türkiye Teb’ası» deyimi üzerinde bir   açıklama şöyle gereklidir: Seyrüsefer ve nakliyat icra etmek suretiyle ticarî faaliyette bulunan gerçek kişi tek ise bunun birden fazla ise hepsinin Türk olması şarttır. Bir Türk gemisinin yabancılar  tarafından kiralanarak kabotaj seferlerinde  kullanılması da yasak kapsamına girer. Burada önemli olan, yükle ilgililere karşı kimin taşıyan olarak gözüktüğü değil, seyrüsefer ve nakliyat icra etmek suretiyle kimin ticaret yapmakta olduğudur. Nitekim Kabotaj Kanunu, 2 de seyrüsefer ve nakliyat icra etmek suretiyle ticaret hakkının yalnız Türk teb’asına özgü bulunduğu  açıklanmıştır. Seyrüsefer ve nakliyat icra eden bir tüzel kişi ise bunun bir Türk tüzel kişisi olmasının gerekeceği açıktır. Ancak bu tüzel kişi bir anonim şirketse pay sahipleri veya limited şirketse ortakları arasında bir yabancı bulunuyorsa durum nedir? Bu konudaki 25 Şubat 1928 tarizli ve  403 sayılı Tefsir kararı’nda seyrüsefer ve nakliyat icra etmek suretiyle ticaret hakkının sadece Türk teb’asına hasredildiği hususunda Kabotaj Kanunu’nun 2 inci maddesinde açıklık  bulunduğu noktasından hareket edilerek sözkonusu pay sahipleri ve ortakların  tümünün Türk olması  gerektiği açıklanmıştır (bk.aşağıda m.4).

                Kabotaj Kanunu’na göre  ayrıca Türk karasularında balık, istiridye, midye, sünger, inci, mercan, sedef v.s. avlamak, kum, çalık v.s. çıkarmak, denizin yüzünde veya dibinde bulunan kazaya uğramış gemilerle taşıtları ve terkedilmiş enkazı  kurtarmak, çıkarmak ve dalgıçlık, arayıcılık, kılavuzluk, Türk deniz araç ve taşıtlarında  kaptanlık, çarkçılık, kâtiplik, tayfalık ve işçilik vesaire ile iskele ve rıhtım hizmetkârlığı ve deniz esnaflığı icrası da ancak türk teb’asına özgü işlerdir (m.3).

 

                                                                              b.Yabancılar

 

                Hükûmet, geçici olarak ve kendileri için ücret veya iştirak payı söz konusu bulunmamak üzere yabancı kurtarma gemilerinin çalışmalarına ve Türk kurtarma gemilerinde yabancı uzman, kaptan ve tayfa çalıştırılmasına izin verebilir (m.4).

 

 

 

C.Yasaklama ve Cezalar

                                                              

      a.Yabancı Gemiler

 

Kabotaj Kanunu hükümlerine aykırı şekilde Türk limanları arasında kabotaj  yapana yabancı gemi ve teknelerden bir liradan onbin liraya kadar para cezası tahsil olunur. Ayrıca sözügeçen gemi veya tekne Türkiye limanları için hamule ve yolcu almak ve çıkarmaktan altı aydan bir yala kadar men olunur. İşbu men keyfiyeti, kanuna aykırı hareket eden şahıs veya şahıslarla ilgili şirkete ait diğer gemileri de kapsar (m.5).  

               

 

                                              b.Yabancılar

 

Kabotaj Kanunu’na aykırı olarak Türk vatandaşlarına ait haklardan birini icraya yönelen yabancılar, yüz liradan bin liraya kadar para cezası ve bir aydan üç aya kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar (m.5/2).

 

 

 

                                               3.DİĞER KANUNLAR

 

A.Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanunu İle 491 Sayılı Kanun Hükümünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun

 

Bk. İnfra: Gemi Sicili

 

 

                                                  B.Limanlar Kanunu

 

618 Sayılı ve 14.4.1341 tarihli RG.20.4.1341 (1925). Bu  Kanun’un 7 nci maddesi 2829 sayılı ve 21.10.1935 tarihli Kanun ile değiştirilmiştir.(Ayrıca bk. Bakanlar Kurulu Kararı, 7.8.78, RG.25.9.1878/16415), 618 saylı  Kanun’a göre limanların yönetim, temizlenme ve derinleme, genişlenme ve  taranmasına, şamandıraların konmasına ve iyi halde  tutulmasına ve bu hususlara ilişkin bütün liman işlerinin yapılmasına Hükümet mecburdur (m.1).

Türk limanlarına girip çıkan bütün gemiler, bu kanun hükümleri ile birlikte her limanın gereğine ve gerçekleşecek fennî gereğe göre demir yerlerini, rıhtımlara yanaşma ve limanlardaki genel güvenlik ve düzenin  sağlanmasına  ilişkin önlemleri  kapsayan ve hükümetçe düzenlenecek ve yayınlanacak olan tüzük hükümlerine uymaya mecburdur (m.2).

Limanlar  Kanunu’nun günümüzde çok tartışılan 7 nci maddesine göre limanlar dahilinde seyir ve seferin selâmetine engel olabilecek biçimde batan gemilerin ve yükün Liman Başkanları tarafından  belirlenecek kısa süre içinde çıkarılması bunların malik, kaptan ve acentaları için bir  yükümlülüktür. Aksi takdirde liman yönetimleri bunları istedikleri gibi çıkartabilir ve imha ettirebilirler.

Liman yönetimleri tarafından imha edilmeyerek çıkarılan enkaz ve eşyayı çıkarma masraflarını onbeş gün içinde ödeyerek almak üzere maliklerine gazeteler yolu ile duyuru yapılır. Aksi takdirde liman yönetimlerinin başvurusu  üzerine bunlar mal  memurları tarafından satılarak bedeli Hazineye gelir kaydedilir. Satış bedeli çıkarma masraflarından fazla ise fark, başvuruda bulundukları takdirde Hazinece hak sahiplerine ödenir.

Görülmektedir ki maddenin getirdiği esas, malikleri tarafından belirli süre içinde  çıkarılmayan enkaz ve eşyanın cebren çıkartılarak satışıdır. Ancak satış bedeli çıkarma  masraflarını  karşılamazsa ne  olacaktır? Bu noktadaki  boşluğu gidermek üzere aradaki olumsuz farktan donatanın  sorumluluğu esasını getiren bir madde değişikliği hakkında hazırlıklara geçmiştir (Bu konudaki görüşler için bk.Sorumluluk ile Sigorta Hukuku ve Uyğulama Açısından Türkiye’de Deniz Kazaları Sempozyumu, 13-15 Ekim 1982 Tarabya-İstanbul, Ankara 1983, sh.402 ve 26, 376-384.) (Bk.Bakanlar Kurulu kararı, 7.8.1978, no. 16349, RG 25.9.1978, sayı 16415).

 

                     C.Denizde Can ve Mal Koruma Hakkında Kanun

 

10.6.1946 tarihli ve 1922 sayılı bu Kanun (Düstur 27, 1258.), çeşitli gemi tanımları ve ticaret gemilerinin teknik nitelikleri, denizde yolculuk sırasında yerine  getirilmesi gereken görevler, özellikle can kurtarma  yükümlülüğü (aynı  doğrultuda bk. Çatma konusundaki 1910 Brüksel Konvansiyonu, 8 ve Kurtarma ve yardım hakkındaki 1910 Brüksel Konvansiyonu, 11) ve cezalar ile ilgili dört  bölümden oluşmaktadır. Kanunun 5 inci maddesi 5.5.1981 tarihli ve 2459 sayılı Kanun ile  degğiştirilmiştir (RG. 6.5.1981.). (Ayrıca bk. 4.7.1988 tarihli ve 336/1 sayılı KHK).  

 

D.Deniz İş Kanunu

 

                20 Nisan 1967 tarihli ve 854 sayılı Deniz İş Kanunu (Düstur V.6.1849.), denizlerde, göllerde ve akarsularda Türk Bayrağı taşıyan ve yüz ve daha yukarı  grostonilâtoluk gemilerde bir hizmet sözleşmesi ile çalışan gemi adamları ve bunların işverenleri hakkında uygulanır. Aynı işverene ait gemilerin grostonilâtoları toplamı yüz veya daha fazla olduğu veyahut işverenin çalıştığı gemi adamı sayısı beş veya daha fazla bulunduğu takdirde ilk bent hükmü yine geçerlidir. Bu kanunun uygulamasında  sandal, mavna, salapurya gibi olanlar da gemi sayılır (m.1). Bir hizmet sözleşmesine dayanarak gemide çalışan kaptan, zabit, tayfalar ve diger  kimseler de bu Kanunun anlamında gemi adamıdır (m. 2/B). Kanunun kıdem  tazminatı ile ilgili 20 inci maddesi önce 4.7.1975 tarihli ve 1926 sayılı ve daha sonra 17.10.1980 tarihli ve 2319 sayılı Kanun ile değiştirilmiştir. Ayrıca bu değişiklik sırasında m. 51 e bir fıkra eklenmiş bulunmaktadır (RG.12.7.1975: Ayrıca bk. 4.7.1988 tarih ve 336/1 sayılı KHK.) (Sonraki   değişiklikler: RG 11.12.1982, sayı 17895; 4.7.19888 tarihli ve 336/1 sayılı  KHK).

 

 

                                     E.Karasuları Kanunu

 

                20.5.1982 tarihli ve 2674 sayılı Karasuları Kanunu (RG. 28.5.1982.) 15.5.1954 tarihli ve 476 sayılı Karasuları Kanunu (RG.22.5.1964.) ile diğer kanunların  kendisine aykırı olan hükümlerini  ortadan  kaldırmıştır. 20.5.1982 tarihli Kanun ile getirilmiş esaslar şunlardır:

1.Türk karasularının genişliği 1964 tarihli Kanun’da olduğu gibi yine altı deniz mili ise de Bakanlar Kurulu, belirli denizler için, o denizlerle ilgili bütün özellikleri ve durumları gözönünde  bulundurmak ve  hakkaniyet ilkesine uygun  olmak şartıyla,  altı deniz milinin üstünde karasuları genişliği tesbit etmeye yetkilidir.

2.Türkiye ile kıyıları bitişik veya karşılıklı olan Devletler arasında karasuları  anlaşma ile  sınırlandırılır. Bu  anlaşma  bölgenin bütün ilgili özellikleri ve durumları  gözönünde bulundurularak, hakkaniyet  ilkesine göre  yapılır.

3.Karasularının genişliği, Bakanlar Kurulunca, tesbit edilecek esas  hatlardan itibaren ölçülür.

4.Esas hatların kara  tarafında kalan sular ve körfez suları, Türk iç  sularıdır. Daimî liman tesisleri kıyının bir parçası sayılır ve bu  tesislerden en  açıkta  olanlarının kara  tarafında kalan  sulara ve dış limanlar iç sulara dahildir.

5.İç suların dış sınırını  belirleyen ve  karasularının   genişliğini ölçmekte esas olan hatlar, bu amaçla  hazırlanan büyük ölçekli deniz haritalarında gösterilir.

 

 

   F.Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanunu

 

9.7.1982 tarihli ve 2692 sayılı bu Kanunun  (RG.12.7.1982) amacı, ülkemizin bütün sahilleri, karasuları ve iç suları olan Marmara Denizi, İstanbul ve Çanakkale Boğazları, liman ve körfezlerin korunması, güvenliğinin sağlanması ulusal ve uluslararası hukuk kuralları uyarınca hükümranlık haklarına sahip olunan  denizlerde, bu hak ve yetkilerin Deniz Kussetleri Komutanlığının genel  sorumluluğu dışında kalanlarının kullanılması, deniz yolu ile yapılan kaçakçılığın önlenmesi, izlenmesi ve suçlular hakkında gerekli işlemlerin  yapılması ile ilgili esas ve yöntemleri düzenlemektir (m.1). Bu kanunda belirtilen göver ve hizmetleri yapmak üzere silâhlıbir güvenlik kuvveti olan Sahil Güvenlik Komutanlığı kurulmuştur. Bu Komutanlık, Türk Silâhlı Kuvvetleri kadro ve kuruluşu içerisinde olup barışta göver ve hizmet yönümünden İçişleri Bakanlığına bağlıdır (m.2).

 

 

        G.Gemi Sağlık Resmi Kanunu

 

6.11.1981 tarihli 2548 sayılı bu Kanun  (RG.28.9.1981) gereğince, Türk limanları arasında seyreden, yabancı ülke limanlarından Türk limanlarına gelen, Türk limanlarından yabancı ülke limanlarına giden veya Boğazlardan transit geçen gemilerden her net ton üzerinden alınacak sağlık resmi, her malî yıl başında yürürlüğe konulacak bir tarife uyarınca tahsil olunur. Ancak Boğazlardan transit geen gemilerden alınacak sağlık resmi, Montreux Konvansiyonu hükümlerine tâbidir. Kabotaj hakkına sahip gemiler, Türk limanlarına gelen özel yatlar, yalnız turist taşıyıp başka ticarî işlemlerde bulunmayan turist gemileri ve bilimsel araştırma yapan gemilerden ise sağlık resmi, özel indirimli olarak alınır. Harp gemileri, resmi ziyarette bulunan gemiler ve zorlayıcı nedenlerle Türk limanlarına giren ve orada ticarete girişmeyen gemilerle, elli tona kadar olan gemilerden sağlık resmîalınmaz (m.1,3,4).

 

H.Turizmi Teşvik Kanunu

 

12.3.1982 tarihli ve 2634 sayılı bu Kanunun  (RG.16.3.1982) IV. Bölümü «Yat Turizmi» ile ilgilidir Degişiklik: RG 10.8.1997, sayı 23076).

      İ.Deniz Ticaret Odası Kurulması İle İlgili Kanun

 

8 mart 1950 tarihli ve 5590 sayılı Kanun (RG.15.3.1950) adına «Deniz Ticaret Odaları» deyimi de eklenerek 24.12.1981 tarihli ve 2567 sayılı Kanunu (RG.25.12.1981) ile değiştirilmiş ve yeni metinde «Deniz Ticaret Odası» çalışmalarına ilişkin hükümlere dey yer  verilmiştir (Değişiklik: RG 9.4.1997, sayı 22959).

 

 

     J. 233 Sayılı KHK

 

       a. Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma İşletmesi

 

233 s. KHK’nin 3. Maddesi uyarınca Bakanlar Kurulu 1.5.1997’de 97/9466 sayılı kararla Türkiye Denizçilik İşletmeleri Genel Müdürlüğü bünyesinde yer almakta iken Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun 7.4.1997 tarihli ve 97/1 sayılı kararıı ile  Denizçilik Müsteşarlığı’na devredilen Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma İşletmesi teşebbüs  haline getirilmiştir (RG.17.6.18997).

Belirtmek gerekir ki, «Karadeniz’de, Şile Feneri ile Karaburun Feneri arasındaki Türk Kara Suları ile Ege Denizinde, Bozcaada ve İmroz sahilleri de dahil olmak üzere Bababurnu ile Saroz Körfezinde Kemikli mevkii arasındaki türk Kara Sularında ve Bu iki sınır arasında kalan Karadeniz ve Çanakkale Boğazları ve Marmara Denizinde ve teşekküle ait Limanların ve İskelelerin hudutları içinde kazaya uğrayan (Harp ve yardımçı gemiler hariç) 300 rüsum tonilatodan yukarı gemilerin ve yüklerin kurtarma ve yardım işlerini tekel şeklinde olmak üzere, bütün denizlerde gemi kurtarma ve yardım işlerini yapmak» TDİ tekelindedir.

Tekel hakkının ihlâli durumunda TDİ’nin zararı, bu yüzden yoksun kaldığı zararın tazmini ölçüsündedir.

TDİ-Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma İşletmesi hariç-özelleştirme kapsamındadır. Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma İşletmeleri Genel Müdürlüğü Ana Statüsü hakkında bk. RG 30.9.1998, sayı 23479).

 

 

 

       b.Gemi Sanayii AŞ.

 

                Tıpkı TDİ gibi 8.6.1984 tarihli ve 233 sayılı Kamu İktisadîTeşebbüsleri Hakkındaki KHK hükümlerine tâbi olarak ve  sözkonusu KHK çerçevesinde faaliyette bulunmak üzere Türkiye Gemi Sanayii A.Ş. adı altında bir İktisadî Devlet Teşekkülü, TDİ’den ayrı olarak kurulmuştur. (RG 11.12.1984). Bu Aana Statü ile teşkil olunan Türkiye Gemi Sanayii A.Ş. Tüzel Kişiliğine sahip, faaliyetle özerk ve sorumluluğu sermayesiyle sınırlı bir İktisadi Devlet Teşekkülü’dür. Teşekkül KHK, bu Ana Statü hükümleri saklı kalmak üzere özel hukuk hükümlerine tabidir».

 

     K.Sair Kanunlar

 

                Denizlerde ve Yurt Yüzeyinde Görülen patlayıcı Madde ve Şüpheli Cisimlere Uygulanacak Esaslara İlişkin Kanun (RG. 27.2.2000 sayı6 23977); İNMARSAT Gemi Yer İstasyonlarının Karasularında ve Limanlarda Kullanılması Uluslararası Anlaşmasına Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun (RG.11.11.1999, sayı: 23873); Petrol Kirliliğinden Doğan Zararın Hukuki Sorumluluğu ile İlgili Uluslararası Sözleşmeye Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun (RG. 29.1.2000, sayı: 23948); Su Ürünleri Kanunu, RG. 4.4.1971, sayı: 13799 (Değişiklik: 15.5.1986 tarih ve 3288 sayılı kanun); Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanunu (RG. 13.7.1982, sayı: 17753).

                Kıyı Kanunu (no. 3621 Kabul tarihi 4.4.1990, sayı 20495 Düstur Tertip, 5 Cilt 29, sh. 76), Van Gölü İşletmesi Kanunu (10.6.1936, 3025), Limanlar İnşaatı Hakkında Kanunu (27.1.1954, 6237, ek. 27.5.1959, 7305), Ulaştırma ve Haberleşme Hizmetlerinin Olağanüstü Hallaede ve Savaşta NE Surette Yürütüleceğine Dair Kanun (26.7.1965, 697), Rıhtım Resmi Kanunu (26.1.1967, 827. Değişiklik: 15.1.1982, 2582), Su Ürünleri Kanunu (22.3.1971, 1380), Denizçilik Yüksek Okulu Kanunu (18.8.1981, 2507), Harçlar  Kanunu (Gemi ve Liman Harçları m. 95-107, 2.7.1964, 492. Değişiklik: 21.11.1980, 2345), Başbakanlık Deniz Teşkilâtı Hakkında Kanun (20.8.1981, 2512. Değişiklik: 19.10.1983, 2928), Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu (Deniz Askerî Yasak Bölgeleri: m.10-13, 18.12.1981, 2581, 2565. Değişiklik: 1.11.1983, 2939), Deniz Ticaret Filosunun Geliştirilmesi ve Gemi İnşa Tesislerinin Teşviki Hakkında Kanun (14.1.1982, 2582, 2581), Sivil Hava Meydanları, Limanlar ve Sınır Kapılarında Görev ve Hizmetlerin Yürütülmesi Hakkında Kanun (10.6.1982, 2677), Telsiz Kanunu (5.4.1983, 2872), Çevre Kanunu (9.8.1983, 2872), Değişiklik: 3.3.1988 tarihli ve 3416 sayılı Kanun, 19.10.1989 tarizli ve 383 sayılı KHK, 9.8.1991 tarih ve 445 sayılı KHK), TCDD İşletsemi Genel Müdürlüğü Kuruluşu Hakkında KHK (10.10.1983, KHK 119), Serbest Bölgeler Teşkilâtı Hakkında KHK (14.10.1983 KHK, 151), Ulaştırma Bakanlığının Teşkilâtı ve Görevleri Hakkında KHK (Lmna ve Deniz İşleri Dairesi Başkanlığının Görevleri: m. 11/a-n, 13.12.1983, KHK/182). Gümrük Kanunu (RG. 4.11.1999, sayı: 18795); Finansal Kiralama Kanunu (RG. 28.6.1985, sayı: 1895).

 

 

 

                                                                    4.TÜZÜKLER

 

               A.Gemi Adamlarının Yeterliği ve Sayısı Hakkında Tüzük

 

Ticaret gemilerinin yola elverişlilik bakımından hangi nitelikte ve sayıda gemi adamı ile donatılması gerektiğini belirlemek üzere düzenlenmiş bu Tüzüğün halen yürürlükte olan metni 13.6.1978 tarihli ve 7/15778 sayılıdır (RG.28.6.1978). 4922 sayılı Denizde Can ve mal Koruma Kanunu’nun 2 inci maddesinin I) fıkrası gereği çıkarılmış bu Tüzük’te Tanımlar ve Genel Hükümler’den sonra gemi adamlarının yeterlik dereceleri ve yeterlik bilgesi alma koşulları sıralanmış, Silâhlı Kuvvetler’den ayrılanların alabilecekleri yeterlik belgeleri konusunda da ayrıca hükümler düzenlenmiştir.

 

B.Denizde Çatışmayı Önleme Tüzüğü

 

                Uluslararası Denizçilik Teşkilâtı’nın (IMO) 4-20 Ekim 1972 tarihleri arasında Londra’da Düzenlediği Konferans’ta kabul edilen 1972 Uluslalararası Denizde Çatışmayı Öneme Sözleşmesi’nin (bk. Çok Taraflı Andlaşmalar) uyğunlanması ile ilgili olarak 12.12.1977 de çıkarılan 7/14561 sayılı bu Tüzük İMO’nun 12.Genel kurul toplantısında yapılan değişikliği tikkate almak amacı ile 20.9.1984 tarihli Bakanlara Kurulu kararı ile kısmen değiştirilmiştir (bk. Çok taraflı andlaşmalar). Tüzük’te Sorumluluk ve Genel Tanımlamalar hakkındaki hükümlerden sonra Manevra ve seyir kuraları, Fenerler ve Şekiller ve Ses ve Işık İşaretleri konularına yer verilmiştir.

 

C.Tehlikeli Eşyanın Ticaret Gemileri İle Taşınması Hakkında Tüzük

 

4922 sayılı  Denizde Can ve Mal Koruma Hakkındaki Kanun’un 12. Maddesi gereği düzenlenmiş bu Tüzük 6.4.1952 de  yürürlüğe girmiştir (Karar no. 3/14831). Bununla beraber Tüzügün Ekinde  11.11.1966 (6/6053) ve 28.2.1966 (6/7313) tarihli Tüzükler ile değişiklikler yapılmıştır. Tüzüğe göre, Türk karasuları ile liman ve iskelelerinde tehlikeli eşya yükleyen veya boşaltan Türk ve yabancı bütün ticaret gemileri bu Tüzük kapsamına girer. Tüzhük’te veya Ekinde, yolcu gemileri ile taşınabileceği hakkında açık hüküm bulunmadıkça, tehlikeli eşya yalnız yük gemileri ile taşınır (m.1). Tehlikeli yüklerin cinsleri, Tüzük Ekinin genel sınıflandırma cetvelinde gösterilmiştir. Tünük’te ayrıca karışık ambalaj ve karışık yükleme, yabancı transit eşyası, ambarlar ve diger gemi mahallerinde alınacak yangından koruma önlemleri, patlayıcı maddeler ile cephane ve yanıcı mayiler taşıyan gemilerin çekecekleri işaretler ve yüke gösterilecek özen hakkında hükümler vardır.

 

D.Boğazlar Tüzüğü

 

Türk Boğazları Deniz Trafik Düzeni Tüzüğü ' (RG 6.11.1998 sayı 23515) m.1 ' e göre «Bu Tüzük, Türk Boğazlarında seyir, can, mal ve çevre güvenliğini sağlamak amacıyla deniz trafik düzenlenmesini gerçekleştirmek için hazırlanmış olup türk Boğazları'nda seyir yapacak  tüm gemileri kapsar.

«Türk Boğazları, İstanbul Boğazı, Çanakkale Boğazı ve Marmara Denizinden gemilerin geçiş alanı ile bu alan çevreleyen kıyı şerididir (m. 2/b).

Türk Boğazları ile yaklaşmalarında, Ek P'de belirtilen ve Denizde Çalışmayı Önleme Sözleşmenin (COLREG 72) 10 ncu kuralına göre düzenlenen ve İMO tarafından kabul edilen trafik ayırım düzenleri tesis edilmiştir (m.3). Tüzügün 3 nci bölümü İstanbul ve Çanakkale Boğazlarından Geçiş ile ilgilidir.

Bu bölüm hükümlerine göre İstanbul ve Çanakkale Boğazları'ndan geçiş kızı karaya göre saatte 10 deniz milidir. Ancak dümen dinleme yolu elde edilemediğinde Trafik Kontrol İstasyonuna bilgi verilerek çatma ve çatışmayı önlemeye ve çevreye zarar verici dalğalar yaratmamaya özen göstererek bu hız aşılabilir.

İstanbul ve Çanakkale Boğazları'ndan geçerken kaza, arıza, zorunlu demirleme gibi bir nedenle uğraksız geçişi bozulan gemi, Trafik Kontrol İstasyonu'na hemen bilgi verecek, tavsiye ve talimat isteyecek, önlemler tamamlandıktan sonra kılavuz kaptan alacaktır. Geçişin  tamamlanması için de öngörülenleri yerine getirecektir (m. 15).

Tüzügün çok önemli bir hakma de şudur: Güvenli seyir Sağlamak için bir gemi ya da cisim. Türk Boğazları'ndan yalnızca o işe uygun ve yeterli çekme kuvvetinde olan römorkör ya da römorkörlerle veya yedekleme için uygun şekilde donatılmış olan ve römorkör özelliği taşıdığı IMO standartlarına göre belgelenmiş gemiler tarafından yedeklenerek çekilebilir (m.17).

Türk Boğazları'nın bütününde ya da bazı kısımlarında deniz trafıği,

a) Mücbir sebeplerle,

b) Çatma, karaya oturma. Yangın, kamu güvenliği, çevra kirlenmesi gibi  tehlike durumlarında,

c) Köprü/tünel inşaat, sontaj vb. Sualtı ve suüstü çalışmaları gibi kamu yararına yapılan büyük inşaatlarda,

d) Geçiş trafığini askıya almayı gerektiren ciddi ve beklenmedik seyrüsefer tehlikelerinde,

İdarece (Başbakanlık Denizçilik Müşteşarlığı) geçici olarak durdurulabilir (m.20).

 

                                                     E.Diğer Tüzükler

 

Gemi Sicili (31.12.1956, 8250), Gemi Bayrak Şahadetnameleri (13,3.1957, 8807), Ticaret Gemilerinin Tonilâtonlarını Ölçme (14.3.1966, 6/6125), Ticaret Gemilerinin Yükleme Sınırı (22.6.1966, 6/6647), Su Ürünleri (27.6.1973, 7/6719), Gümrüğe Terkedilen veya Terkedilmiş Sayılan Eşyanın Tasfiyesi (5.6.1979, 7/17574), İstanbul Limanı (9.4.1982, 8/4538), İşkolları (15.6.1983, 83/6686), Boğazlar ve Marmara Bölgesi  Deniz Trafik Düzeni Hakkında Tüzük, 23.11.1993 tarihli ve 93/5061 sayılı Kararname (Değişiklik: RG 6.11.1998 sayı 23515 mükerrer).

 

                              

5.YÖNETMELİKLER

 

                Türk Uluslararası Gemi Sicili Yönetmeliği (RG. 23.6.2000/24088); Türk Arama ve Kurtarma  Yönetmeliği (RG. 11.9.1997/23107); Gümrük Yönetmeliği (20.1.2000 tarih ve 23939 sayılı mükerrer RG); Gömrük Antrepoları Açılması ve İşletilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik (RG. 4.1.2000/23981); Gemi Adamlarının Egitim, Belgelendirme, Sınav, Vardiya Tutma, Kütüklenme ve Donatılma Esasları Hakkında Yönetmelik (RG. 30.1.1997/22893, değişiklik: 1.4.1999/23343; 15.5.1998/23653; RG.22.09.2000); Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği (RG. 4.9.1988/19919, değişiklik: RG. 4.1.2000/23926); Kıyı Kanunu’nun  Uügulanmasına Dair  Yönetmelik (RG. 3.8.1990/20594); Yabancı Silahlı Kuvvetlere Bağlı Gemilerin Türk İç Sularına ve Limanlarına Girişleri ve Bu sulardaki Hareket ve Faaliyetlerine İlişkin Yönetmelik (RG. 15.12.1983); Türkiye Cumhuriyeti Limanlarını Hava Üslerini ve Hava Alanlarını Ziyaret Edecek veya Karasularında Harekat Yapacak Olan Yabancı Deniz kuvvetlerinin Uyması Gereken Hususlara Dair Yönetmelik (RG. 22.7.1966/12355); Uluslararası Denizcilik Forumları Koordinasyon Yönetmeliği (RG. 27.8.1990/20618); Seyir Duyuruları Hazırlama ve Yayınlama Hizmetleri Yönetmeliği (RG. 1.10.1996/22774); Denizçilere Özgü Kıyafet (21.3.1956, 4/7003, Değişiklik: 5.10.1977, 7/14339), Dış Hatlara Sefer Yapan Gemilere Giriş ve Çıkışın Düzenlenmesi (19.10.1961, 5/1806, Değişiklikler: 30.9.1963, 6/2252, 5.2.1966, 6/5959. Ekleme: 24.6.1972, 7/4591). Ticaret Gemilerinin Tonilâtonlarını Ölçmə (4.5.1967. Değişiklikler: 28.6.1973, 26.10.1983), Dalgıç ve Balıkadam (17.6.1963), 150 Tonilâtodan Küçük Yolçu veya Yük taşıyan Ticaret Gemilerinin Yükleme Sınırları veya Yük hadleri (3.5.1967, Değişiklik: 23.8.1967), karada Çıkabilecek Yangınlarla Deniz, Liman veya kıyıda Çıkıp karaya Ulaşabilecek Yangınlara karşı Önlemler (8.9.1975), İç Surarda Çalışacak taşıma Araçları (9.5.1975. Değişiklik: 13.6.1983). Van Görü (31.11.1977. Değişiklikler: 15.11.1978, 16.10.1981), Yabancı Silâhlı  Kuvvetlere Ait Gemiler (20.1.1979, 24.1.1983), Gümrüğe Terkedilen veya Terkedilmiş Sayılan Eşya İle Kaçak Eşyanın Tasfiyesi (27.3.1981). Deniz Ticaret Filosunun Geliştirilmesi ve Gemi İnşa Tesislerinin Teşviki (23.6.1982), Deniz Alâka ve Menfaatleri Yüksek  Koordinasyon Kurulunun Görev ve Faaliyetleri İle Başbakanlık Deniz Müsteşarlığının Teşkilât Göver ve Çalışma Düzeni (9.3.1982), Belediye Sınırları Dahilinde 18 Grostona kadar Olan Yolcu, Yük, Özel ve Her Türlü Teknelerin Ölçü ve Muayeneleri (4.5.1982), Denizcilik Yüksek Okulu (9.2.1983), Türk Soylu Yabançıların Türkiye’de Çalışabilmeleri (14.1.1983), Askerî Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri (30.4.1983), Sivil Hava Meydanlarında, limanlarda ve Sınır kapılarında Görevli Kuruluşlar (29.4.1983), Yat Turizmi (4.8.1983), Aliağa Gemi Sökum Bölgesi (12.12.1977), Telsiz (6.10.1983. Değişiklik: 23.7.1984, RG. 18647), Denizcilik Yüksek Okulu Mezmunlarının Mecburî Hizmeti (9.6.1983), Denizcilik Yüksek Okulu Ögretim Yılı ve Süreleri (15.9.1983).

 

 

                                                                              6.KARARLAR

 

                Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar (RG. 21.3.1993/21531); INMARSAT Gemi Yer İstasyonlarının Karasularında ve Limanlarında Kullanılması Uluslararası Anlaşmasına Katılmamız Hakkında Karar (RG. 20.1.2000/23939); INMARSAT Uydular Aracılığı  ile Deniz Haberleşmesi  Uluslararası Sözleşmesi ve İşletme Anlaşmasına Yapılan Değişiklikliğin Onaylanması Hakkında Karar (RG. 22.2.2000/23972); Gümrük Kanunu’nun bazı maddelerinin Uyğulanması Hakkında Karar 5.2.2000, 23955; Liman İşletmeleri ve Nakliyecilik sanayi Tic. AŞ.nıin Özelleştirilmesine Dair karar. (NO: OİB-K-5) 18.2.2000, 23968; Deniz Nakliyatı TAŞ.nin Özelleştirilmesine ilişkin Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı (No: 2000/16) 8.3.2000, 23987; Gemi Adamları iaşe Bedeli Tespiti Kurulu Kararı 18-2-99 23603; karadeniz’e  Sahildar Ülkeler Arasında Deniz Arama ve Kurtarma Faaliyetlerinde İşbirliği Sağlanması Hakkında Anlaşmanın Onaylanmasına Dair Karar. 3-4-99/23655; Düstur: 5.38; Ukrayna ile Türkiye Arasında Karadeniz’deki Deniz Alanlarından Sorumlu Yetkili makamların İşbirliğine Dair Anlaşmanın Onaylanması Hakkında karar. 18.12.1999 23910; Karadenize Sahildar Ülkeler arasında Deniz Arama ve Kurtarma Faaliyetlerinde İşbirliği Sağlanması Hakkındaki Anlaşmanın Onaylanmasına Dair Karar, RG 3.4.1999, sayı 23655.

 

 

 

 

 

 

Kaynak:                Prof.Dr.FAHİMAN TEKİL. DENİZ HUKUKU.

Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul, 2001.

 

Tərtib etdi: Elxan Əliyev, «Qərb» Universitetinin «Hüquqşünaslıq»

 fakültəsinin tələbəsi.

 

          ИЗ ПРАВОВОЙ СИСТЕМЫ ТУРЕЦКОЙ РЕСПУБЛИКИ:

 

                                                               МОРСКОЕ ПРАВО

 

ПОЗИТИВНОЕ ПРАВО

 

                                                               ТУРЕЦКОЙ  ПРАВО

 

 

 

                Составил: Эльхан АЛИЕВ,

                студент факультета «Прововедение»

                Университета «Запад»

 

 

                В статья в рамках турецкого права раскрываются некоторые особенности морского права, освещается принятые и действующие в этот области  заменов, указов и постановления.

 

 

 

 

 

FROM THE  TURKISH LAW SYSTEM

 

MARITIME LAW

 

POSITIVE  LAW 

 

TURKISH  LAW

 

 

 

                Prepard by the Student of the

Faculty of  Juisprudence of Westen

University, Elkhan ALIYEV

               

 

Present article is dedicated to distinctive features of turkish maritime law, and related legislative acts, desrees and resolutions that were accepted and are in force.

MÜNDƏRİCAT

«İcbari ekoloji sığorta müqaviləsinin bağlanma Qaydası və icbari ekoloji sığorta müqaviləsi və şəhadətnaməsinin formaları»nın təsdiq edilməsi haqqında
 
The chairman of scientific council


PAŞAYEV A.M.

Hava haqqında
Diqqət

Müəlliflə redaksiyanın mövqeyi uyğun olmaya bilər.

Göndərilən əlyazmalar, fotolar geri qaytarılmır.