04.24.2017 21:10
XƏBƏR MENYUSU
Axtar
...
№ 1
2004-cü ilin dekabr ayından çıxır.
Təsisçi
Azərbaycan Beynəlxalq Avtomobil Daşıyıcıları (ABADA) İctimai Birliyi
Azərbaycan Respublikası Ədliyyə Nazirliyi Hüquqi Şəxslərin Dövlət Qeydiyyatı üzrə Bakı Bölgə Şöbəsində 16 sentyabr 2004-cü il tarixdə dövlət qeydiyyatına alınmışdır.

ŞƏHADƏTNAMƏ: 0104-P72-40981

TÜRKİYƏ RESPUBLİKASININ HÜQUQ SİSTEMİNDƏN:

 

                                                                              DENİZ HUKUKU

 

 

   

    DENİZ HUKUKUNU GELİŞTİRME VE

  BİRLEŞTİRME ÇALIŞMALARI

 

 

Mekalede deniz hukukunu geliştirme ve birleştirme çalışmaları çerçivesinde çalışan kuruluşlar, konferanslar, dernekler, enstitütüler, komiteler ve teşkilatlar hakkında genel bilgiler verilmiştir.

 

 

 

I.GELİŞTİRME VE BİRLEŞTİRME İÇİN ÇALIŞAN

KURULUŞLAR-KONFERANSLAR

 

 

1.ULUSLARARASI HUKUK DERNEĞİ

 

                                                               International Law Association

 

1873’te  Brüksel’de kurulmuştur. İngilizler tarafından yönetilmiş bulunmakla beraber bir Amerikan girişiminin ürünüdür. 1873-1926 tarihleri arasındaki yarım yüzyıl içinde 36 konferans düzenlemiş olup bu konferansların yarısı deniz hukuku ile ilgilidir. (Uluslararası Hukuk Derneği (International Law Association, kısaltılmış olarak İLA) hakkında ayrıntılı bilgi için bk. Derneğin yüzüncü yılı nedeni ile yayınlanmış eser: The ptesent State of  international Law, Kluber 1973; BEWES: The International Law Association, 1873-1924, Londra 1925).

 

 

                2.ULUSLARARASI HUKUK ENSTİTÜSÜ

                              

                               Institut de Droit International

 

1873’te  kurulmuş, devletler genel hukuku ve devletler özel hukuku alanındaki çalışmalarının yanısıra deniz hukuku ile de uğraşmış bu Enstitü, deniz hukuku ile ilgili olarak çatma hakkındaki 1888 Lozan deniz hukuku yasa  çatışmaları konulu 1883 Münih ve sığorta alanındaki 1885 Brüksel konferanslarını düzenlemiştir. Dernek çatma üzerinde  iki ve deniz sığortaları üzerinde bir yeknesak kanun projesi hazırlamıştır (Uluslararası Hukuk Enstitüsü (Institut de Droit International) hakkında ayrıntılı bilgi için bk. LEMONON, E.: L’institut de Droit International, Clunet 1911; Annuaire de I’Institut de Droit International, 1885-1889.).

 

        3.ULUSLARARASI DENİZÇİLİK KOMİTESİ

                              

                               Comité maritime international

 

1897 de Belçikada Douis Franck ve Ch.Lejeune  tarafından kurulmuştur. Çalışmaları, uluslararası konvansiyonların hazırlanarak bunların ulusal hukuklar tarafından benimsenmesini  sağlama doğrultusunda olmuştur. Kısaltılmışı olarak CMI şeklinde anılan derneğin 1974 York-Anvers Kurulları’nın kabulünden  sonra  nihai  çözüme  vardırmaya  uğraştığı yeni  çalışmalar, gemi  maliklerinin sorumluluklarının  sınırlandırılması, nükleer maddelerin deniz yolu ile  taşınması ve bundan doğan  sorumluluk, konişmento, uluslararası deniz  hakemliği, deniz gemilerinin inşa sözleşmeleri, hovercraftlar, kombine taşımalar, altın klozu, deniz ipotekleri, sıgorta ve sorumluluk gibi çeşitli konulara üzerindedir (Uluslararası Denizçilik Komitesi (Comité maritime international, CMI) hakkında ayrıntılı bilgi için bk. CHAUVEAU, P.: L’unification du droit maritime et le C.M.I., Revue trimestrielle de droit commercial 1963, 737; LILAR, A.: Le Comité maritime international, ses orijines, ses buts, ses réalisations, Paris 1963; BOSCH, V.D.: Le Comité international, 1897-1972. CMI 1972. CMI’in yıllık yayınları halen «CMI: Documentation» adı altında düzenlenmektedir.).

 

 

4.BRÜKSEL DİPLOMATİK KONFERANSLARI

                              

                               Conférences diplomatiques de Bruxelles

 

Deniz hukukuna ilişkin  andlaşma  niteliğindeki Brüksel Konvansiyonları’nı 1905 den beri çeşitli  birleşimlerinde görüşmüş, kabul etmiş ve bunlara son şekillerini vermiş olmak itibariyle birleştirme hareketinde önemli bir rol ifa edegelmiştir.

Türkiye, 3226 sayılı Kanunu (RG. 23.6.1937) ile 23 Eylül 1910 tarihli çatma ve kurtarma ve yardım ve 6469 sayılı Kanunu RG. 22.2.1955) ile de 25 Ağustos 1924 tarihli  gemi  maliklerinin sorumluluklarının sınırlandırılması ve konişmento, 10.4.1926 tarihli deniz imtiyaz ve ipotekleri ve devlet gemilerinin muafiyeti ile ilgili Brüksel konvansiyonları’na katılmış bulunmaktadır. Ayrıca Türkiye, devlet gemilerinin muafiyeti konusundaki 24 Mayıs 1934 tarihli Değişiklik Protokolü’nü 6439 (RG. 22.2.1955) sayılı Kanun ve nükleer enerji alanındaki hukukî sorumluluk hakkındaki 31 Ocak 1963 tarihli Brüksel Konvansiyonu’nu da 878 sayılı Kanun (RG. 29.11.1967) ile onaylamıştır.

Bununla beraber Brüksel Konvansiyonları’nın bazı  değişiklik protokolleri ile bu  kurallardan dahi bazılarını değiştirmek üzere hazırlanmış ve son yıllarda kabul edilmiş yeni konvansiyonlar da vardır. Bunlardan konişmento ile ilgili olup Türkiye’nin katılığı 25 Ağustos 1924 tarihli Brüksel Konvansiyonu’nun  ve onun 22 Şubat 1968 tarihli Değişiklik Protokolü’nün yerine geçmek üzere 31.3.1978 de Hamburg’ta kabul ve imza  edilmiş Deniz Yolu İle Eşya Taşıma Birleşmiş Milletler Konvansiyonu  (Hamburg Kuralları) Ülkemizde henüz yasalaşmamıştır. Buna karşılık gemi  maliklerinin sorumluluklarının  sınırlandırılması ile ilgili olup  Türkiye’nin  katıldığı 25 Ağustos 1924 tarihli Brüksel Konvansiyonu’nun  ve onun   10 Ekim 1957 de Brüksel’de yenilenen metninin yerine geçmek üzere hazırlanan Deniz Alacaklarına Karşı Sorumluluğun Sınırlandırılması Hakkındaki 1976 Londra Konvansiyonu’na katılmayı Türkiye 28.2.1980 tarihli ve 8/493 sayılı Bakanlar Kurulu kararı (RG. 29.11.1967) ile onaylamış ve katılma işlemlerini 1998’de bitirmiştir.

Türkiye’nin katılmamış  bulunduğu Brüksel Konvansiyonları şunlardır: Yolçu Taşınması (20.5.1961), Bağajlar (27.5.1967), Kaçak Yolçular (10.10.1957), Gemi Maliklerinin Sorumluklarının Sınırlandırılması (10 Ekim 1957), İnşa Halindeki Gemiler Üzerindeki  Hakların Tescili (27.5.1967), Kurtarma ve Yardım Değişiklik Protokolü (22.2.1968), Deniz Gemilerinin İhtiyatî   Haczi (10.5.1952) Denizİmtiyaz ve İpotekleri (27.5.1967, 6.5.1993); Deniz Gemileri Maliklerinin  Sorumluluklarının Sınırlandırılması (10.10.1957), Çatma Halinde Hukukî Yetki (10.5.1952), Çatma ve Diğer Deniz Seyrüseferi Olaylarından İleri Gelen Ceza Davalarında Yetki (10.5.1952).

Sonuncu Konvansiyon, 1926 da cereyan eden ve Uluslararası Adalet Divanı tarafından Türkiye’nin Fransa’ya karşı haklı görülmesi ile sonuçlanan Bozkurt-Lotüs çatışması üzerine Fransa’nın önerisi ile  düzenlenmiştir.

 

5.BALTİK VE  ULUSLARARASI DENİZ KONFERANSI

                              

                               Baltic and International Maritime Conference

 

İkinci Dünya Harbinden sonra çarter parti ve konişmento metinlerinin hazırlanması ile uğraşmış ve 1946 da iki konişmento metnini donatanların yararlanmasına  sunmuştur.

Bu standard konişmentolardan çarter partisiz kullanılanın Conbill, çarter parti zımnında kullanılanına ise Congenbill adı verilmiştir.

Conbillin ilk klozu, Gencon Charterin sorumluluk klozundan, 10 no. 1. Klozu ise La Haye Kuralları’ndan alınmıştır. Buna karşılık Conbill’de “hafifletme”, “güverte” ve “yükün başka gemi ile nakli” ne ilişkin klozlar yoktur.

1950 de Baltic and Internationae Conference iki  konişmento metni daha kabul etmiştir. Bunlardan biri düzgün hatlardaki taşımalar için öngörülmüş bulunan Conlinbill, diğeri aktarma ihtiyacına sahip olunarak kullanılan direkt konişmentolar için hazırlanmış Conline thrubill’dir.

 

 

6.ULUSLARARASI DENİZÇİLİK TEŞKİLATI

                              

                                International Maritime Organization, IMO

 

                                                              A.Tanım

 

1948 de Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyi tarafından tertiplenen bir konferans sonunda imzalanan bir konvansiyonla meydana gelmiştir. Eski ismi «Hükûmetlerarası İstişarî Denizçilik Teşkilâtı» (Intergovernmental maritime Consultative Organization IMCO, L’ organization maritime consultative intergovernmentalt, OMCI) olan bu kuruluşun varlık nedeni, uluslalarası deniz seyfüseferinin güvenliği yönünden gerekli  teknik önlemlerin alınması ve buna ilişkin uluslalarası normların düzenlenmesine onayak olmaktır. IMO, bu gerekçe ile şimdiye kadar  sırasıyle deniz yolu ile yolcu taşıma ve bagajlar hakkındaki 13 Aralık 1974 tarihli Atina Konvansiyonu, 1960 ve 1974 de Londra’da kabul edilen ve  Türkiye’nin de onayladığı (RG.10.5.1966, RG. 25.5.1980) Uluslararası Denizde Can Güvenliği ile ilgili Konvansiyonlar, akaryakıtlar (hidrokarbürler) ile denizin kirlenmesinden doğan hukukî sorumluluk ve uluslararası tazminat fonu kurulması hakkındaki 29.11.1969 ve 18.12.1971 tarihli Brüksel Konvansiyonları, Londra’da 1976 da imzalanan ve Türkiye’nin 1980 de katıldığı (RG. 4.6.1980) deniz alacaklarına karşı sorumluluğun sınırlandırılması konusundaki Konvansiyon, 1976 da Barselona’da akdedilen ve Türkiye’nin 1980 de katıldığı (RG.4.11.1980) Akdeniz’in kirlenmeye karşı korunması ile ilgili Konvansiyon, 15.7.1977 de yürürlüğe giren ve Türkiye’nin de onayladığı (RG. 29.4.1978; RG. 18.11.1987.)  Uluslararası Denizde Çatışmayı Önleme Tüzüğü gibi çok önemli metinlerin andlaşma olarak düzenlenmesini tertiplediği konferanslarla sağlamış bulunmaktadır. 

 

      B. Uluslararası Denizçilik Teşkilâtının (IMO) Gayeleri ve Görevleri 

IMO hakkındaki  andlaşmaya Türkiye, 16.7.1956 tarihli ve 6812 sayılı Kanunu (RG. 17.7.1956) ve bu metnin 28 inci maddesinin değiştirilmesi ile ilgili  andlaşmaya da 8.12.1966 tarihli ve 808 saylı Kanun (RG. 12.12.1966) ile kabotaj ve teklele  ilişkin Türk kanunları hükümleri saklı kalmak koşulu altında katılmıştır. IMO andlaşmasında  teşkilâtın gayeleri şöyle açıklanmıştır: (a) Uluslalarası deniz   ticareti ile ilgili olarak hükûmetler arasında heç çeşit teknik konularla ilgili olmak üzere uygulanan  kurallar ile örf ve âdetlerde bir işbirliği sistemi  kurmak ve deniz işletmeçiliğinin verimli olmasını ve denizlerde seyrüsefer güvenliğini sağlamak üzere en etkili kuralların kabulünü teşvik etmek (b) Hükûmetler tarafından uluslararası deniz ticareti sahasında yeri olmayan ayırım ve sıralama önlemlerinin terk edilmesini teşvik etmek ve bu suretle  deniz hizmetleri kaynaklarının her çeşit ayırımdan arınmış olarak dünya  ticareti emrine  yerilmesini sağlamak (Bir hükûmetin, kendi deniz ticaretini geliştirmek ve bu alanda güvenlik  sağlamak amacı ile  yaptığı yardım ve teşvikler, diğer bayrakları taşıyan gemilerin uluslararası deniz ticaretine  katılma özgürlüğünü sınırlama maksadına ilişkin olmamak koşulu ile,  ayırıma yönelik bir önlem sayılmaz (c) Her çeşit denizçilik girişimlerinin sınırlayıcı amaçlarla  yaptıkları uygunsuz uygulama ile ilgili sorunları Konvansiyon’un II.Bölümünde yer alan Hükümler çerçivesinde incelemek (d) Birleşmiş Milletler Teşkilâtı’nın yetkili organ ve kurumları  tarafından ele alınabilecek  denizcilikle ilgili her sorunu incelemek (e) Hükûmetlerarası İstişarî Denizçilik Teşkilâtı’nın incelemekte olduğu sorunlar hakkındaki bilgilerin hükûmetler arasında teatisini sağlamak (m. 1). Bu amaçları gerçekleştirmek için IMO’ya düşen göverler Uluslararası Konvansiyon’da şöyle belirtilmiştir:

IMO kendisine danışılan meseleler hakkında incelemelerde bulunmak ve fikrini açıklamakla görevlidir (m. 2). (a) Birleşmiş Milletler’in yetkili her kurum, organ ve üyesi veya hükûmetlerarası diğer bütün kuruluşlar tarafından kendisine havale edilecek  olan, yukarıda gayeler olarak  beriltilmiş 1 nci maddenin (a), (b) ve (c) bentlerinde yazılı sorunları, m. 4 hükümü saklı kalmak üzere incelemek  ve aynı zamanda m.1 bent (d) gereği kendisine havale edilecek sorunları inceleyerek bunlar hankkında tavsiyelerde  bulunmak (b) Sözleşme, anlaşma ve bunlara benzer diğer belge ve projerleri hazırlamak, bunları hükûmetlere ve hükûmetlerarası diğer kuruluşlara tavsiye etmek ve kendisi tarafından yararlı görülecek konferanslara daveti  sağlamak (c) Üye devletler arasında bir danışma sistemi kurmak ve hükûmetlerarası haber mübadelesini sağlamak da Teşkilâtın görevidir (m. 3). Uluslararası Konvansiyon’un 4 üncü maddesine göre IMO, uluslararası deniz taşımaçılığı konusunda mutad ticarî usullerle çözümlenmesini mümkün gördüğü sorunlar hakkında, bu mutad usullerin uyğulanmasını tavsiye eder. IMO, denizçilik  girişimlerinin sınırlayıcı amaçla  yaptıkları uygunsuz uygulama ile ilgili sorunların deniz taşımacılığı alanlarındaki  mutad ticarî usullerle çözümlenmesinin mümkün olmayacağına kanaat getirdiği ya da yaptığı deneyler sonucunda sözkonusu sorunların bu  yöntemlerle çözümlenemediğini deneyerek gözlediği takdirde bu sorunları, öncelikle ilgili üye devetler arasında doğrudan doğruya görüşülmesi koşulu ile ve bunlardan biri tarafından ileri sürülmüş talep varsa inceler.(Uluslararası Denizcilik  Teşkilâtı(IMO)’nun çalışmaları hakkında ayrıntılı bilgi için bk. GUILLEMINAULT, B.: LO.M.C.I., tez, Paris 1972 ve orada sayılmış kaynaklar; LEGENDRE, C.: Activité de I’o.m.c.i. dans le domaine juridique, Journal de la Marine Marchande 1972, s. 201; Travaux récents du Comité juridique de l’O.M.C.I., DMF 1979, s. 45, 1977, s. 414; BREUER, G.: Die IMCO und ihr Einfluss auf das jffentliche Seerecht, Hansa 1965, s. 1043;  MANKABADY, S.: The International Maritime Organization, Londra-Sidney 1984; DOUAY, M.: Comité juridique de l’OMCI, DMF 1971, sh. 757-764.)

 

 

 

 7.BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ULUSLARARASI TİCARET

                  HUKUKU KOMİSYONU

 

 

United Nations Commission on  International Trade  Law (UNCITRAL)

 

Commission des Nations Unies pour le droit commercial international

                                                (CNUDCI)

 

Birleşmiş Milletler Uluslararası Ticaret  Hukuku Komiyonu (UNCITRAL), Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 30 Aralık 1962 tarihli  kararı ile  kurulmuş  Birleşmiş  Milletler  ve Kalkınma  Konferansının  (United Nations  Conference on Trade and Development (UNCTAD), Conférence sur le commerce et le développement (CNUCED)   bir ürünüdür. Ekonomik gelişmede ticaretin en önemli etkenlerden biri olduğu  noktasından hareketle bu alandaki hukukî yapının da  geliştirilmesi amacı ile kurulmuş bu Komisyon, ilk önemli adım olarak  konişmento  ile ilgili kuralların revizyonuna yönelmiş ve 1978 Hamburg Kuraları’nın düzenlenmesini ve uluslararası konvansiyon olarak kabulünü sağlamıştır. UNCTAD’ın 12-30 kasım  1979  tarihleri arasında “Cenevre’de düzenliği diplomatik konferans sonunda da kombine taşımalarla ilgili kurallar uluslararası konvansiyon olarak kabul edilmişlerdir. UNCITRAL’ın  iki amacı vardır: birinci amaç, uluslararası ticaret hukukunun birleştirilmesini ve ahenkliliğini sağlamaktır. İknici amacı, var olana uluslararası  konvansiyonlara daha geniş bir katılımı gerçekleştirme ve tip ve yeknesak  kanunların daha genel ölçüde benimsenmesini temin için çalışmaktır. Bu nedenle Komisyon’un gündeminde çarter partiler ve deniz sıgortaları gibi diğer önemli konular da bulunmaktadır. (Ayrıntılı bilgi için bk. WILMER, G.M.: Surver of the Activities of UNCTAD and UNCITRAL in the field of International Legislation on Shipping, Journal of Maritime Law and Commerce, c. 3, s. 129; RODIERE, R.: CNUCED et CNUDCI  devant le droit  maritime. Un exemple  de leur travail, DMF 1972, s. 387; UNCITRAL (CNUDCI): Rapport du  Secrétariat sur la stratégie à appliquer au cours de la deuxiéme développement dans le domaine des transports maritimes, JMM 1972, s. 387; CAMBON, C.: tes activités portuaires de la CNUCED, JMM 1974, s. 936.).

 

 

 

8.DİĞER KURULUŞLAR

 

Deniz hukukunun birleştirilmesine ve geliştirilmesine hizmet eden diğer kuruluşlar arasında Uluslararası Ticaret Odası (Chambre de Commerce International, CCI) ilk  planda hatırlanmak gerekir. Bu kuruluş ticarî tahkim  konusundaki sürekli  çalışmalarının yanısıra  denizaşırı satışlarla ilgili «Ticarî Terimlerin Yorumu Hakkındaki Uluslararası Kurallar» (International Rules for the Interpretation of Trade Terma, Régles internationales pour I’interprétation des termes commerciaux, INCOTERMS) metinlerinin hazırlanmasında da sürekli olarak öncülük etmiştir. Ekonomik ve sosyal deniz hukuku alanında ise gemi adamlarının hizmet sözleşmeleri ve deniz  işçisinin  sosyal problemleri ile ilgili konularla uğraşan Uluslararası Gemicilik Federasyonu (International Shipping Federation) ve Uluslararası İş  Konferansı (Conférence Internationale de Travail),ekonomik sorunlara eğilen Uluslararası Gemiçilik Odası (International Chamber of Shipping) (KALPSÜZ, T.: Deniz Ticareti Hukuku, c. I.: Giriş-Gemi, Ankara 1971, s. 22.) bu  alanda hizmeti geçen başlıca kuruluşlardır. Son olarak uluslararası  konvansiyonların ve uluslararası tip sözleşme metinlerinin hazırlanmasında çok  önemli ve nazik bir görev üstlenmiş bulunan Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı Uluslararası Gemiçilik Mevzuatı Çalışma Grubu (United Nations Conference on trade and development Working Group on International Shipping Legislation), daha önce aynı alanda görev yapmış diğer kuruluşlar çalışma grupları ve komiteleri ile birlikte bugüne kadar gerçekleştirilen önemli çalışmaları nedeni ile takdirle anılmak gerekir. (Deniz  hukukunun birleştirilmesi konusunda müşterek avarya ile ilgili önemli etüdleri ve 1974 York-Anvers Kuralları’nın  düzenlenmesinde geçen emeği nedeni ile Avrupa Uluslararası Dispeççiler Derneği’ne (Association internationale das dispacheurs européens, AIDE) ait çalışmalar da burada ayrıca dikkate alınmalıdır.).

                                                              

II.ULUSLARARASI ÇALIŞMALAR

 

Deniz hukukunun uluslararası karakteri, bu hukuk dalında kuralların birleştirilmesini gerekli kılan çok önemli bir nedendir. O kadar ki önemli ticari menfaat ve ilişkilerin ortaya çıkardığı büyük güvenlik arzusu, bunu  kuvvetle gerektirmektedir. Birleştirme hareketinin kaynağını deniz  deniz âdetleri koleksiyonlarının etkinlik kazandıkları bölgelerin hukukunu  birleşmiş bulunmaları oluşturur. Bununla beraber XIX. Yüzyılda başlayan  kanunlaştırma hareketi, ilk aşamada birleştirme çalışmalarını geriletmiştir.  Ancak deniz hukukunun din, gelenek, politik rejim ve ekonomik sistem gibi  etkenlerden mümkün mertebe soyut bir dal olması, XIX . ve XX. Yüzyıl  boyunca çok sayıda uluslararası konvansiyon ve kuralın  uluslarca kabulünü  ve uygulanmasını sağlamıştır. Bugününü uluslararası konvansiyonlar ve kurallar, deniz hukuku alanında ulusal kanunlara, özellikle bunların modernizasyonunu ve sonuç olarak deniz hukukunun birleştirilmesini böyük ölçüde sağlar boyutta gelişmişlerdir.

 

 

 

                                                               III.BİRLEŞTİRME YÖNTEMLERİ

 

 

1.UYĞULANMASI TARAFLARIN ARZUSUNA BAĞLI KURALLAR

 

                Burada uluslararası çalışmalarda düzenlenen örnek kurallar söz konusudur. York-Anvers Kuralları ve İNCOTERMS gibi.

 

 

2.ULUSLARARASI KONVANSİYONLAR

 

Konvansiyonlar için bakınız, supra: sh. 49.

 

 

 

IV.ULUSLARARASI KURALLARIN ULUSAL

 KANUNLAR İÇİNDE VEYA EŞLİĞİNDE YER ALMASI

 

 

Uluslararası konvansiyonların iç hukuka girmesi anlamındaki bu yöntem, ayrıca hukukun birleştirilmesine de hizmet etmektedir. Üstelik bu sayede uluslararası kurallar, kanun koyucunun denetiminden geçirilmekte ve bunların ulusal hukukun gerçekleri ile bağdastırılması yoluna gidilmektedir (bk.TTK ve Alman, İtalyan, Hollanda ve Skandinav Kanunları). Bazı ülkelerde ise uluslalarası kurallar, ulusal hukuka ulusal  kanun hükümleri halinde değil, ancak tamamlayıcı dekre (Rusya, Finlandiya, Vatikan) veya uluslararası kanuna ek metin halinde (İsviçre, A.B.D., İngiltere) alınmışlardır.

 

                                                                              SONUÇ

 

Deniz hukuku alanında uluslararası  konvansiyonlar ve York-Anvers Kuralları ve İNCOTERMS gibi uluslararası tip sözleşmeler (lex contractus) yolu ile  girişilmiş olan uluslararası kodifikasyon hareketi son zamanlarda bu  önemli çabaya Birleşmiş Milletler Teşkilâtı’nın da  yakından eğilmesi  sonucu, çok önemli bir gelişme kaydetmiş sayılabilir. Sevindirici nokta  şudur ki, uluslararası alandaki yoğun çalışmaların yanısıra ulusal hukukların  da kendi kendilerini, uluslararası gelişim doğrultusunda yenileme hareketine  birbirlerinin ardısıra başlamış bulunmalarıdır. Bu arada gerçekleştirilmiş  çok yeni ulusal düzeydeki çalışmaların   uluslararası konvansiyonların  yapımını etkilediği gerçeği ile de ayrıca karşılaşılmaktadır. Örnek gerekirse  Fransa’da Profesör Rodiere’in üzerinde önemle durduğu «deniz hukukuna özgü gemi kiralama» (affreightment, affrétement) ve  deniz yolu ile eşya  taşıma» (Carriage of goods by sea, transport de marchandises par mer) ayırımı, önce bu alanda reform kanunu olarak çıkarılan 18 Haziran 1966  tarihli Fransız Kanunu’nun 32 adet maddesinde önemle dikkate alınmış ve daha sonra 1978 Hamburg Kuralları bu ayırımı dikkate alan bir yapı içinde  oluşturulmuştur. Bu sayede benim de Türkiye’de 1970 den bu yana  Rodiére’in düşüncelerine ve uluslararası  uygulamaya atfen tek başına savunduğum bu ayırım (TEKİL, F.: Deniz Ticareti Hukuku, c. I, İstanbul 1970, s. 237-252), halen 1978 tarihli Hamburg Kuralları’nda da yer  almak suretiyle TTK nun «Deniz Ticareti» kitabı hükümlerinin gelecekteki revizyonu ve modernizasyonu yönünden çok daha önemli ve ışık tutucu bir örnek haline gelmiş bulunmaktadır.(Bu konuda ayrıntılı bilgi için bk. PONTAVICE, E.: du: Code de Commerce turc, Partie maritime, traduction française.)

Günümüzde  deniz kamu hukuku alanında denizlerdeki haklara ilişkin olarak henüz giderilememiş bir çok zorluk ve sağlık kazanamamış bir yığın  konu varken. Bu alanda  çıkan  yeni güçlüklere qağmen azimle sürdürülen çalışmalar ve özellikle denizlerin akaryakıt (hidrokarbürler) ile  kirlenmesinin önlenmesi ile bu açıdan doğan hukukî sorumluluk alanında  yapılan çalışmaların yoğunluğu dikkat çekicidir. Buna karşılık, politik  etkenlerden soyut bir alan olan deniz özel hukukunda gerçekleştirilen  ilerleme, çok daha başarılı bir düzeydedir. Bu başarının önemli, somut ve  aktüel örnekleri olarak deniz yolu ile eşya taşıma alanındaki 1978 Hamburg Kuralları ile birlikte deniz alacaklarına karşı sorumluluğun sınırlandırılmasına ilişkin 1976 Londra Konvansiyonu ve kombine (miltimodal) taşımalar konusundaki 1980 Cenevre Konvansiyonu gösterilebilir.

 

 

                Kaynak:                Prof. Dr. FAHİMAN TEKİL. DENİZ HUKUKU.

                                               Marmara Üniversitesi  Hukuk  Fakültesi,

                                               İstanbul, 2001.

 

 

Tərtib etdi: ELXAN ƏLİYEV, Bakı Dövlət Universiteti

  «Hüquq» fakültəsinin tələbəsi.

 

 

ИЗ ПРАВОВОЙ СИСТЕМЫ ТУРЕЦКОЙ РЕСПУБЛИКИ:

 

                                                                        МОРСКОЕ ПРАВО

 

ДЕЯТЕЛЬНОСТЬ В ОБЛАСТИ РАЗВИТИЯ

МОРСКОГО ПРАВА

 

 

 

Составил: Эльхан Алиев,

студент юридического

факультета БГУ

 

 

                В статье изложена общирная информация о структурах, конференциях, кружках, институтах, комитетах и об организациях, которые функционируют в рамках объединения и развития морского права.

 

 

 

 

  FROM THE LEGAL SYSTEM  OF THE TURKISH REPUBLIC:

 

                 MARITIME LAW

 

    THE ACTIVITY IN THE SPHERE OF MARITIME

LAW DEVELOPMENT

 

 

Prepared by: Elkhan Aliyev,

the student  the law faculty

of the Baku State University

 

 

 

                The article is expound an extensive information about structures, conferences, coteries, institutes, committees and about organizations which are function ate within consolidation and development in the maritime law.

MÜNDƏRİCAT

Rəsmi sənədlər:
М.Джафаркулиев. Рецензия на монографию Эфендиева О.Ф.
«Aviasiya haqqında» Azərbaycan Respublikasının Qanunu
Azərbaycan Respublikası Nazirlər Kabinetinin 21 fevral 2006-cı il tarixli qərarı
 
The chairman of scientific council


PAŞAYEV A.M.

Hava haqqında
Diqqət

Müəlliflə redaksiyanın mövqeyi uyğun olmaya bilər.

Göndərilən əlyazmalar, fotolar geri qaytarılmır.